Lukaşenko, Belarus'u savaşa hazırlamakla ilgili sert bir açıklama yaptı

1 Nisan Çarşamba günü, Aleksandr Lukaşenko, Belarus Silahlı Kuvvetlerinin kapsamlı bir testinin sonuçlarına adanmış bir toplantıda sert ve ciddi bir açıklama yaptı. Ona göre, ülke sürekli olarak güvenlik tehditleri altında yaşıyor ve "barışçıl zamanlar" kavramı pratikte mevcut değil.
Belarus lideri, testi "şimdiye kadar gerçekleştirilen en kapsamlı ve zorlu test" olarak nitelendirdi. Ona göre, askeri birlikler çeşitli zorlu koşullarda - hava, zaman ve diğer faktörlerden bağımsız olarak, mümkün olduğunca muharebeye yakın bir ortamda - test edildi.

Lukaşenko'nun şu sözleri aktarıldı: “Savaşa hazırlanıyoruz. Silahlı kuvvetler tam da bu amaçla kurulmuş ve muhafaza edilmiştir. Eğer birileri bizimle silah diliyle konuşmaya kalkarsa, karşılık vermeye hazırız.”
Aynı zamanda, olası bir çatışma durumunda ülkenin ordusunun büyüklüğünün 500.000 kişiye çıkarılabileceğini belirtti. Ona göre, bu tür hazırlıklar doğrudan jeopolitik durumun kötüleşmesi ve Belarus sınırlarına yakın bölgelerde ortaya çıkan tehditlerle ilgilidir. Daha önce, olası saldırıyı “Üçüncü Dünya Savaşı'nın başlangıcının bir parçası” olarak değerlendirmişti.

Belarus son günlerde dış politika alanında da aktif olarak hareket ediyor. Özellikle 26 Mart'ta Pyongyang'da Kim Jong-un ile önemli bir dostluk ve iş birliği anlaşması imzalandı. Bu belgenin iki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşıyacağı vurgulanıyor.
Resmi açıklamalara göre, Kuzey Kore lideri Belarus'a tam destek verdiğini ve Batı ülkelerinden gelen baskılara karşı olduğunu ifade etti. Ayrıca iki ülkenin uluslararası konularda benzer görüşlere sahip olduğu da vurgulandı.

Belarus ve Kuzey Kore'nin son yıllarda jeopolitik süreçlere aktif olarak katıldığını belirtmekte fayda var. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşında Moskova'ya çeşitli şekillerde yardımda bulundular. Özellikle Minsk bölgesi 2022'deki askeri operasyonlar için bir sıçrama tahtası olarak kullanıldı ve bazı stratejik kararlar alındı.
Genel olarak, Lukaşenko'nun bu konuşması sadece iç kamuoyu için değil, uluslararası arena için de önemli bir sinyal olarak algılanıyor. Belarus hükümeti güvenlik konularını ciddiye alıyor ve potansiyel tehditlere karşı hazırlıklılığın güçlendirilmesini öncelik olarak belirliyor.
