
Özbekistan bilgi alanında, Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Saida Mirziyoyeva’nın Alter Ego projesine verdiği röportaj yoğun biçimde tartışılıyor. Söyleşide kamu yönetiminin temel ilkeleri, siyasi kararların arkasındaki kişisel motivasyonlar ve ülkedeki reformların “mutfağında” hangi süreçlerin işlediği açıkça konuşuldu. Bu konuda upl.uz haber verdihaber veriyor.
Saida Mirziyoyeva, yürütme erkindeki rolünün stratejik bir gereklilik olduğunu vurguladı. Ona göre bu, Cumhurbaşkanı ile bölgelerdeki gerçek durum arasında doğrudan ve bozulmamış bir iletişim kanalı işlevi görüyor.
Devlet aygıtında Cumhurbaşkanlığı İdaresi’nin özel bir yere sahip olduğu belirtildi: entelektüel ve stratejik bir merkez olarak çalışıyor. Röportajda yetkiler net biçimde ayrıldı — İdare uzun vadeli yönelimleri belirlemeye ve kararname taslaklarını hazırlamaya odaklanırken, Bakanlar Kurulu günlük icra mekanizmasını yürütüyor.
Resmî bir ziyaretin ya da belgenin arkasında, dış danışmanlar ve analistler dâhil yüzlerce uzmanın yer aldığı büyük bir emeğin bulunduğu da özellikle vurgulandı. Saida Mirziyoyeva’ya göre bu görünmez çalışmalar, önemli devlet kararları için temel oluşturuyor.
Açıklamasına göre, bugünkü siyasi sistemde İdare bilgi akışındaki dağınıklığı ayıklayıp onu net bir stratejiye dönüştüren bir “filtre” işlevi de görüyor.
Söyleşinin merkezi konularından biri, Şavkat Mirziyoyev’in bir devlet adamı olarak şekillenme süreci oldu. Saida Mirziyoyeva, babasının önceki yönetim sisteminde uzun yıllar çalıştığını, bu nedenle onun acı yönlerini ve eksiklerini içeriden görüp derinden kavradığını söyledi.
Devlet başkanı olduktan sonra, rotayı keskin biçimde yenilemek ve toplumu daha özgür bir yöne çevirmek için mevcut imkânları devreye soktuğu vurgulandı. Örnek olarak sistematik zorla çalıştırmaya karşı mücadele gösterildi.
Röportajda “Pamuk köleliğine nokta koydu” ifadesi özellikle öne çıktı. Bu konunun cumhurbaşkanlığı ailesi için kişisel bir yönü olduğu da belirtildi: Cizzah ve Semerkant’ta yaşadıkları yıllarda, Saida Mirziyoyeva dâhil olmak üzere memur çocukları da birçok kişi gibi “örnek” olarak pamuk toplamaya gönderilmişti.
Bu deneyimlerin daha sonra çocuk işçiliğini sınırlama ve sömürüyü sona erdirme kararlarını hızlandıran etkenlerden biri olduğu ifade edildi.
Açık topluma giden yolun kolay olmadığı da dile getirildi. Döviz piyasasının serbestleştirilmesi ve serbest konvertibilitenin uygulanmasının, eski sistem taraftarlarının sert direnciyle karşılaştığı hatırlatıldı.
Saida Mirziyoyeva, o dönemde bazılarının cumhurbaşkanını ekonomik krizle korkutmaya çalıştığını, ancak meselenin yalnızca siyasi iradeyle değil, kadro değişimi ve yönetim anlayışının yenilenmesiyle çözüldüğünü vurguladı.
Pandemi dönemi de “en yüksek baskı” zamanı olarak anıldı. Onun sözlerine göre cumhurbaşkanı, ilaç alımlarını ve Çin ile Güney Kore’den önde gelen doktorların getirilmesi süreçlerini bizzat kontrol etti.
Saida Mirziyoyeva, böyle kriz durumlarında liderin her bir insanın hayatına yaklaşımının açıkça görüldüğünü kaydetti.
Resmî görevine değinirken, İdare Başkanı olarak cumhurbaşkanının “gözü ve eli” olduğunu, sahadaki gerçeği abartmadan iletme görevini üstlendiğini söyledi. Bölgelere düzenli giderek halk ve yerel yönetim temsilcileriyle doğrudan iletişim kuruyor.
Bu ziyaretler sırasında Şavkat Mirziyoyev’in sürekli irtibatta olduğu, tespit edilen sorunlar ve talimatların uygulanması konusunda hızlı raporlar istediği vurgulandı.
Etik ve disiplin konusunda ise katı talepler olduğu belirtildi. Saida Mirziyoyeva’ya göre sıradan bir memura bazen hatasını düzeltmesi için fırsat verilebilir; ancak kendisi için böyle bir “ayrıcalık” yok — her adım Cumhurbaşkanı ile koordine ediliyor.
Söyleşinin sonunda çalışmalarına felsefi bir yaklaşımla değinerek, yüksek görevi geçici bir misyon olarak gördüğünü ifade etti. Amaç, babasının tarihte önemli bir iz bırakması ve iktidarı vatandaşların yaşamını iyileştirmenin bir aracı olarak kullanması.
Bugünü “değişim dönemi” olarak nitelendirerek, İdare’nin başlıca görevinin ülkedeki her bir insanın refahını sağlamak olduğunu vurguladı.
Hatırlatıldığı üzere, Özbekistan Orta Asya’da pamuk sektöründe sistematik zorla çalıştırmayı ve çocuk işçiliğini tamamen ortadan kaldıran ilk ülke oldu. Bu sonuç 2022 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından resmen doğrulandı.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!Меҳмон grubundaki ziyaretçiler bu yayına yorum yapamaz.