Savaş sonrası fiyat artış olasılığı artıyor

Dünya küresel huzursuzluk aşamasına girdi. İsrail ve ABD’nin İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılar ile Afganistan ve Pakistan arasındaki silahlı çatışmalar, Orta Asya çevresinde tehlikeli bir jeopolitik manzarayı şekillendiriyor. Önemli olan şu ki, çatışmanın bir merkezi — İran — bizden binlerce kilometre uzakta olsa-da, ikinci odak — Afganistan — doğrudan güney sınırlarımıza yakın bir yerde bulunuyor. Bu nedenle bu savaşların sonuçları Özbekistan için teorik değil, aksine pratik bir önem taşımaktadır.
Ekonomik baskı: pahalı petrol ve enflasyon riskleri
İsrail ile İran arasındaki çatışma, öncelikle dünya enerji piyasasını etkiler. İran ve Basra Körfezi bölgesi, küresel petrol arzında önemli bir yer tutar. Oradaki herhangi bir gerilim, dünya piyasasında fiyatların yükselmesine yol açar ve bu durum Özbekistan ekonomisi için zincirleme bir etki doğurabilir.
Petrol ve gaz fiyatlarının pahalanması, ithal edilen yakıt ve yağlama maddelerinin fiyatlarının artmasına neden olur. Bu da aşağıdaki alanlara etki eder:
-Tarım: dizel yakıt fiyatı yükselirse, ekim ve hasat giderleri artar, sonuçta gıda ürünleri pahalanır.
-Sanayi: enerji kaynaklarını kullanan işletmeler üretim giderlerini ürün fiyatına ekler.
-Lojistik: taşıma masraflarının artması, genel piyasa fiyatlarının yükselmesine yol açar. Sonuç olarak dış çatışmaların etkisi sıradan vatandaşların günlük harcamalarına yansır.
Küresel huzursuzluk koşullarında yatırımcılar güvenli varlıklara, özellikle ABD dolarına yönelebilir. Bu ise ulusal para birimlerine baskıyı artırır. Somun değer kaybetmesi, ithal ürünlerin — ilaç, teknik cihazlar ve ekipmanların — fiyatlarının artmasına neden olur ve enflasyonu daha da hızlandırabilir.
Ulaşım ve transit перспективалары tehdit altında
Son yıllarda Özbekistan, güney limanları üzerinden okyanusa çıkış stratejisini aktif biçimde ilerletiyordu. Ancak mevcut jeopolitik durum bu planları zorlaştırmaktadır.
Çabahar Limanı ve Trans-Afgan demiryolu
İran’ın Çabahar Limanı, Özbekistan için dünya okyanusuna çıkışın önemli bir güzergâhı olarak değerlendirilmişti. Ancak askeri hareket tehdidi ve güvenlik meseleleri, bu projenin pratik perspektiflerini belirsiz bir duruma getirmektedir.
“Termez — Mezar-ı Şerif — Kabil — Peşaver” demiryolu, stratejik öneme sahip bir girişim olarak görülmüştü. Ancak Afganistan’daki istikrarsızlık:
-mali riskleri artırır,
-uluslararası yatırımcıların güvenini düşürür,
-inşaat ve güvenlik sorunlarını güçlendirir.
Sonuç olarak Güney Asya limanlarına çıkış planları pratikte yavaşlayabilir.
Güvenlik ve insani çağrılar
İran çevresindeki gerginlik ekonomik riskleri güçlendirirse, Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışma doğrudan bölgesel güvenliği etkiler.
-Sınır güvenliğini sağlama giderleri artabilir.
-Radikal grupların aktifleşmesi riski güçlenir.
-Askeri hareketler, yeni insani sorunları, özellikle mülteci akınını ortaya çıkarabilir.
Bu ise devlet bütçesine ve sosyal altyapıya ek yük getirebilir.
Orta Asya iki büyük jeopolitik odak arasında kalmaktadır: bir yanda enerji piyasalarına ve küresel ticarete etki eden Orta Doğu krizi, diğer yanda güney sınırı yakınındaki istikrarsızlık.
Böyle bir ortamda Özbekistan için öncelikli görevler şunlar olmaya devam eder:
-ticaret yollarını çeşitlendirmek;
-ekonomik istikrarı güçlendirmek;
-dengeli ve tarafsız dış politika yürütmek;
-güvenlik önlemlerini güçlendirmek.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!