Trump, Özbekistan'ı Barış Konseyi'nde kalıcı bir yer almaya çağırdı

ABD Başkanı Donald Trump, Özbekistan'ı Gazze Bölgesi Uluslararası Barış Konseyi'nde kalıcı bir üye olarak kabul etmeye davet etti. Cumhurbaşkanlığı basın servisine göre, Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Trump'tan "Orta Doğu'da Barışı Güçlendirme ve Çatışmaları Çözme Uluslararası Girişimi'ne Katılma" konulu resmi bir davet mektubu aldı.
Mektupta belirtildiği gibi, bu girişim, 29 Eylül 2025'te duyurulan, dünya liderleri tarafından desteklenen ve BM Güvenlik Konseyi'nin 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı Kararı ile onaylanan Gazze çatışmasını sonlandırmak için kapsamlı plana dayanmaktadır. Yani, sadece bir fikir değil - uluslararası düzeyde "kağıda yazılmış" ve temel belgelere bağlı bir girişim olarak gösteriliyor.
Girişimin ana özü, uzun vadeli barış, istikrar ve güvenlik için sorumluluk almaya hazır devletleri birleştiren yeni bir uluslararası yapı olan Barış Konseyi'nin kurulmasıdır. Özbekistan'ın bu yapıya kurucu devlet olarak katılması önerildiği belirtiliyor.
Shavkat Mirziyoyev'in Amerikalı meslektaşına bir yanıt mektubu gönderip, Özbekistan'ın Barış Konseyi'ne kurucu devlet olarak katılmaya hazır olduğunu belirttiği bildirildi. Cumhurbaşkanı, mektubunda bu girişimi Orta Doğu'daki uzun süredir devam eden çatışmaları çözmek ve geniş bir bölgede barış ve istikrarı güçlendirmek için önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Ateşkes sona erdikten sonra Gazze sektöründe bölgeyi yönetmek için uluslararası bir organ oluşturma planının birkaç kez gündeme getirildiği unutulmamalıdır. Bu arka planda, Beyaz Saray da konseye bazı ünlü kişilerin katılacağını duyurdu: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Whitkoff, ABD Başkanı'nın damadı Jared Kushner ve Birleşik Krallık'ın eski Başbakanı Tony Blair.
Ancak, Bloomberg'in incelediği tüzük taslağına göre, Barış Konseyi'nin görevleri yalnızca Gazze ile sınırlı olmayabilir. Belgede, "sürdürülebilirliği teşvik etmeyi, güvenilir ve yasal yönetimi yeniden tesis etmeyi ve çatışmaların etkilendiği veya tehdit altındaki bölgelerde sağlam barışı sağlamayı amaçlayan uluslararası bir kuruluş" olarak tanımlanmıştır. Yani, bu model "bir nokta - bir sorun" değil, daha geniş bir yetkiye sahip bir platforma benziyor.
Projeye göre, konseye Trump'ın kendisi başkanlık edecek ve kararlar nihai olarak onun tarafından onaylanacaktır. Bu nedenle, format kolektif bir tartışmayı içeriyor olsa da, "son imza" merkezinde kalabilir.
Özbekistan'ın kurucu devlet olarak davet edilmesi, Taşkent'in uluslararası arenadaki rolünü daha belirgin hale getirme olasılığını artırır. Özellikle barış, müzakere ve istikrar gibi konularda pratik girişimlerin arttığı bir dönemde, bu öneri, Özbekistan'ın bölgesel ve küresel gündemdeki katılımını yeni bir seviyeye taşıyabilir. Kısacası, jeopolitik bir "satranç tahtası" ise, Özbekistan'a bir başka yürüyüş fırsatı açılıyor gibi görünüyor - şimdi asıl mesele o yürüyüşün nasıl sonuçlanacağı.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!