
Ülkemizde mülk sahipleri ve girişimciler için mülkün profesyonel yönetimini sağlamak ve miras kültürünü geliştirmek amacıyla «Özel Vakıflar Hakkında» kanun taslağı hazırlandı.Bu belge, uluslararası deneyime dayanarak kişisel ve özel vakıfların kendine özgü yönlerini birleştiren yenilikçi bir mekanizma sunuyor.
Kişisel vakıf — mülk ve hayırseverliğin güvencesi
Yeni kanun taslağına göre kişisel vakıf, gerçek kişi tarafından yaşamı sırasında veya vefatından sonra vasiyetine dayanarak kurulan devlet dışı kâr amacı gütmeyen bir kuruluştur.
- Amaç: kurucunun biriktirdiği mal varlığını belirlediği şartlara göre yönetmek, sosyal, kültürel, eğitsel ve hayır projelerini sürdürülebilir şekilde yürütmek.
- Sürdürülebilirlik: profesyonel yönetim sistemi sayesinde kurucunun oluşturduğu iş ve hayır modeli uzun yıllar duraksamadan gelişmeye devam eder.
Kanunun yapısı ve temel hükümler
Belge 8 bölüm ve 49 maddeden oluşur ve vakıf faaliyetinin tüm yönlerini kapsar:
- Lehtarlar (yararlanıcılar): vakıf kaynaklarının kimlere ve hangi usulle (sosyo-ekonomik yardım veya mal varlığı şeklinde) verileceği açıkça belirtilir. Bunlarasıl lehtarlar(belirli kişiler) vegenel lehtarlar(kişi grubu) olarak ayrılır.
- Kuruluş belgeleri: vakfın «Anayasası» olanTüzükadalet organlarında tescil edilir. Ayrıca, mal varlığının tasarrufu ve yönetim organları arasındaki ilişkileri düzenleyenYönetim şartlarıhazırlanır.
Yönetim ve denetim mekanizmaları
Vakıf mal varlığını etkin yönetmek için kurucunun geniş bir seçim imkânı vardır:
- Günlük yönetim: tek kişilik veya kolektif (kurul) bir organ tarafından yürütülür.
- Denetim: vakıfta en üst kurul, mütevelli heyeti veya ayrı bir denetim yapısı oluşturulabilir.
- Veto hakkı: kurucu, vakfın çıkarlarına aykırı her türlü karar veya eylemi yasaklama (veto) hakkına sahip olur.
Bu ne sağlar?
Bu yenilikçi mekanizmanın uygulanması, vatandaşlara mülklerinin yalnızca bugün değil, gelecekte de kendi isteklerine göre kullanılmasını güvence altına alma imkânı verir. Bu, özellikle büyük hayır projelerinin kurulması ve aile sermayesinin nesilden nesile eksiksiz aktarılmasında önemlidir.
Yeni sistemin, şehir yaşamında ve toplum hayatında «insan sermayesini» destekleyen güçlü bir ekonomik kaldıraç hâline gelmesi bekleniyor.
Sizce kişisel vakıfların kurulması ülkemizde hamilik ve hayırseverlik kültürünü ne ölçüde değiştirebilir?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!Меҳмон grubundaki ziyaretçiler bu yayına yorum yapamaz.