Trump'ın Grönland'ı ele geçirmesi için seçenekler: baskı, anlaşma, hatta güç

7 Ocak'ta, Beyaz Saray basın sözcüsü Caroline Levitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın yönetiminin Grönland üzerindeki kontrolü güçlendirmek (veya tamamen etkisi altına almak) için çeşitli seçenekleri görüştüğünü söyledi. Ona göre, bu konu "ABD'nin ulusal güvenliği için öncelikli" ve Arktik'teki rakiplerini dizginlemek açısından önemlidir. En çok tartışılan şey, seçenekler arasında askeri güç kullanımı da "istisnası olmaması"dır.
Reuters'a göre, Beyaz Saray "çeşitlilik"in genişliğini gizlemiyor: Trump ve danışmanları arasında Grönland'ı satın almak veya bölgeyle "özgür bir dernek" biçiminde bir anlaşma yapmak da görüşülüyor. Böyle bir anlaşma, Grönland'ı resmen Amerika Birleşik Devletleri'ne katmaz, ancak Washington'ın stratejik katılımını güçlendirmesine olanak sağlayabilir.
Aynı zamanda, bu tür tartışmaların arka planında, Grönland tarafının ve Avrupa liderlerinin pozisyonu sert: adanın "satılmayacağı" konusunda daha önce sinyaller verilmiş ve şimdi bir dizi ülke Grönland'ın "halkınınki" olduğunu açıkça iddia ediyor. Analistler, eğer bir güç kullanımı senaryosu ortaya çıkarsa, bunun NATO içinde büyük bir sarsıntı ve ittifak için ciddi bir krize dönüştüğünü belirtiyorlar.
Britanya gazetesi The Times da aynı şeyi yorumluyor - gerçek bir "plan"dan ziyade, Arktik'e artan jeopolitik ilgiyi gösteren spekülatif senaryolar. En sert seçenek istiladır: ABD askeri olarak böyle bir operasyon yapabilir, ancak mesafe, sert iklim, lojistik ve en önemlisi müttefik topraklarıyla ilgili siyasi sonuçlar bu yolu son derece tehlikeli hale getirir.
İkinci, nispeten "yumuşak" senaryo, ekonomik baskı ve yatırım yoluyla zorlama. Danimarka sübvansiyonları Grönland ekonomisinde önemli bir rol oynar, bu nedenle Washington'un büyük yatırımları bazı çevreler için cazip görünebilir. Ancak Kopenhag, bu konudaki herhangi bir "etkileşim" girişimine karşı oldukça hassasdır.
Başka bir olası seçenek de "özgür birliğe" benzer bir format: resmi olarak egemenlik korunur, ancak ABD'nin askeri-stratejik katılımının genişlemesine yol açılabilir. Reuters, bu varyantın iç tartışmalarda dile getirildiğini yazdı.
En gerçekçi görünen yol ise, statü-kvonu bozmadan, üsleri, yatırımları ve stratejik iş birliğini kademeli olarak güçlendirmektir. Yani "resmi harita" değişmez, ancak etki alanları genişler. Arktik'te bu tür oyunlar basit: kim altyapıya para yatarsa ve güvenliği "kaplasa," o tarafın sözü daha ağır geliyor.
Grönland neden bu kadar tartışmanın merkezinde? Reuters ve diğer kaynakların belirttiği gibi, ada Arktik'te stratejik bir konuma sahiptir, ABD'nin oradaki askeri katılımı zaten mevcut ve yüksek teknoloji ve savunma endüstrisi için önemli olabilecek mineral rezervleri hakkında da çok şey söyleniyor. Buzulların erimiyle kaynaklar ve deniz yolları meselesi daha da "sıcaklaşacak" - hem jeopolitikte hem de gerçek anlamda.
Sonuç basit: Washington, seçenekler derken tek bir yolu değil, baskıdan anlaşmaya kadar geniş bir yelpazeyi kastediyor. Fakat her sert ifade, Arktik'teki oyunu hızlandırır - ve bu oyunda yarın kimin gücü olacağı, bugünün diplomasisinin ne kadar akıllıca yürütüldüğüne bağlıdır.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!