Su Fiyatının Artabileceği İddiası Tepki Çekti

Özbekistan’da bayram öncesi hava bu yıl farklı bir renk aldı: musluk suyundaki klor kokusu ve faturalar üzerindeki olası değişiklikler gündemin üst sıralarına çıktı. “Ozsuvta’minot” etrafındaki yeni açıklamalar ise birçok kişide tek bir soruyu doğurdu: konu hizmeti iyileştirmek mi, yoksa maliyetleri halkın cebine yüklemek mi? Bu konuda upl.uz haber veriyorhaberveriyor.
Şirket karşılaştırma için “güçlü bir rakam” ortaya koydu: musluk suyunun litresi 3,3 som, şişe su ise 4000 som. Ancak sosyal medyadaki tartışmalarda bu kıyas, spor diliyle “oyunu başka sahaya taşımak” olarak değerlendirildi: musluk suyu hayati bir ihtiyaç, şişelenmiş su ise tercih ürünüdür.
Vatandaşlara göre asıl sorun “biletin ucuz” olması değil, sistemin nasıl yönetildiği. Su temin sistemi sık sık arızalanıyor, kesintiler artıyor ve kalite tartışmalıysa, tarifeyi artırmak çözüm değil; önce hizmet standardını yeniden sağlamak gerekir.
Tartışmanın merkezinde elektrik giderleri de var: “Ozsuvta’minot” tarifelerin arttığını, 1 kWh’nin 1000 soma kadar çıktığını söylüyor. Ancak kamuoyu “tüketici neden eski ekipmanların verimsiz çalışmasının bedelini de ödesin” görüşünü savunuyor: birçok pompa eski, çok elektrik tüketiyor, modernizasyon ise sanki yavaş ilerliyor.
Bir sonraki “acı nokta” şebekelerdeki kayıplar. En iyimser tahminlerde bile borularda suyun %35–40’ının kaybolduğu söyleniyor. Yani pahalı elektrik ve reaktiflerle pompalanan suyun önemli bir kısmı tüketiciye ulaşmıyor; bu durumda fiyat artırmak, birçok kişiye göre “delik kovayı basıncı artırarak doldurmaya” benziyor.
Bir diğer gerekçe olarak üç yılda abone sayısının 1 milyon arttığı belirtiliyor. Ancak tartışma katılımcıları ekonomik mantığa dayanarak, aksine müşteri sayısı arttıkça hizmetin birim maliyetinin düşmesi gerektiğini hatırlatıyor. Onlara göre abone tabanının %10–15 genişlemesi sistemi mali açıdan sıkıştırıyorsa, planlama ve yönetimde ciddi bir boşluk var demektir.
Ayrıca tarifelerin bölgesel düzeyde onaylanmasının gecikmesi nedeniyle 128 milyar somluk “zarar” oluştuğu da dile getiriliyor. Halk ise bunu kurumlar arası anlaşmazlığın sonucu olarak görüp, sorumluluğun mahalle sakinlerinin üzerine yüklenmemesi gerektiğini vurguluyor.
En çok soru işareti yaratan noktalardan biri dış krediler. Her ödemenin %9’unun yabancı borçların kapatılmasına gittiği belirtiliyor. Vatandaşlar, “Krediler sistemi modern ve tasarruflu yapmak için alındıysa, neden hâlâ eski pompaları ve zararları duyuyoruz?” diyerek sonuç istiyor.
Sonuç olarak sosyal medyada su fiyatının artabileceğine yönelik memnuniyetsizlik arttı. Özbekistanlılar sorunların tarifeler üzerinden değil; öncelikle şebekeleri onarmak, kayıpları azaltmak ve kurum giderlerini doğru şekilde optimize etmekle çözülmesi gerektiğini savunuyor.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!