date

Taşkent ve Ankara: Egemenliğin Korunmasının Stratejik Modeli

Taşkent ve Ankara: Egemenliğin Korunmasının Stratejik Modeli

Son zamanlarda, bazı yabancı ideolojik çevreler tarafından Özbekistan'ın bağımsızlığına yönelik artan baskı koşullarında, resmi Taşkent ağırbaşlı ve güçlü bir diplomatik yanıt göstermektedir. Uzmanlara göre, Özbekistan dış politikada kuru retoriklere kapılmadan, stratejik hesap ve pratik ittifaka dayalı yeni bir güvenlik modeli oluşturmaktadır.

Ankara'daki "4+4" toplantısı: Kremlin'e güçlü bir sinyal

20 Ocak'ta Türkiye'nin başkentinde düzenlenen Özbekistan-Türkiye Ortak Stratejik Planlama Grubu'nun dördüncü toplantısı sıradan bir etkinlik değildi. Analist Jakhongir Khakimov'a göre, bu toplantı, Rus bilgi alanındaki emperyalist iddialara, özellikle de Alexander Dugin gibi siyaset bilimcilerinin bağımsızlığımızı sorgulamasına verilen pratik bir yanıtdır.

Delegasyonlardaki stratejik mantık: Özbekistan tarafından yalnızca Dışişleri Bakanı değil, aynı zamanda Devlet Güvenlik Servisi Başkanı, Savunma Bakanı ve İçişleri Bakanı'nın da aynı anda katılımı, Taşkent'in güvenlik blokunun ortak bir amaç için birleştiğini gösterdi. Türkiye tarafından da savunma, içişleri ve istihbarat (MİT) liderlerinin katılımı, iki ülke arasındaki askeri-siyasi senkronizasyonun en yüksek noktasına ulaştığını göstermektedir.

Dengeli Diplomasi: Bağımsız Bir Gelecek

Özbekistan, güvenliğini yalnızca bir güç merkezine bağlamak istemediğini Ankara'daki müzakereler aracılığıyla açıkça belirtti.

  • İdeolojiye Karşı Kurum: Tehditler keskin bir açıklama ile değil, alternatif stratejik ortaklıklar ve kardeş halklarla yakınlaşma yoluyla ele alınmaktadır.
  • Egemen seçim: Özbekistan ne bir güce bağlı müttefik olmak ne de jeopolitik savaş alanı olmak istiyor. Amaç, bağımsız karar alma yeteneğini korumaktır.

Özet: Yeni Stratejik Gerçeklik

Bugün, Özbekistan küresel arenada pasif bir gözlemci değil, kendi ulusal çıkarlarını sıkı bir şekilde savunan bağımsız bir aktör olarak kendini göstermektedir. Güncellenen savunma doktrini ve Türkiye ile stratejik yakınlaşma, ülkenin dış baskılara karşı direncini artıracaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan heyetini şahsen kabul etmesi de, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir niteliksel seviyeye ulaştığını ve Arktik'ten Orta Asya'ya kadar olan süreçlerde Taşkent'in sesinin önemini doğruladı.

Sizce, Türk devletleriyle güvenlik alanındaki bu yakın iş birliği, Özbekistan'ın egemenliğini ne ölçüde güçlendirecek?

Ctrl
Enter
Hata mı buldunuz?
İfadeyi seçin ve Ctrl+Enter tuşuna basın
Bilgi
Меҳмон grubundaki ziyaretçiler bu yayına yorum yapamaz.
Haberler » Toplum » Taşkent ve Ankara: Egemenliğin Korunmasının Stratejik Modeli