İsrail, Filistinlilerin evlerini yıkmak için 'ImiSight' yapay zekasını kullanıyor

Orta Doğu'nun en hassas noktalarından biri olan Batı Şeria'da dijital teknolojiler ve askeri algoritmalar, insan haklarına karşı korkunç bir silaha dönüştü. Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun yayınladığı çarpıcı bir araştırmaya göre, İsrail hükümeti Filistin topraklarındaki evleri ve yapıları tespit edip hızla yıkmak amacıyla 'ImiSight' adlı özel bir yapay zeka (YZ) sistemini aktif olarak kullanıyor. İsrail'in ünlü savunma sanayii kuruluşu Rafael tarafından geliştirilen bu yapay zeka ağı, uydu görüntülerini, hava fotoğraflarını ve keşif dronlarından gelen verileri derin öğrenme algoritmalarıyla analiz ediyor; Filistinlilerin yaşadığı bölgelerdeki en küçük değişikliği veya tadilatı otomatik olarak 'kaçak yapı' şeklinde etiketliyor.
İlk olarak Necef Çölü'ndeki Bedevi köylerinde test edilen ve 2.600'den fazla kişinin yerinden edilmesine neden olan bu sistem, artık İsrail Arazi İdaresi bünyesinde kurulan yeni bir özel birim aracılığıyla Batı Şeria'da geniş çapta uygulanıyor. İnsan hakları savunucuları bunu 'akıllı ilhak' olarak nitelendirirken, Filistinlilerin barınakları algoritmaların emriyle yok edilirken İsraillilerin kaçak karakollarının devlet eliyle yasallaştırıldığına dikkat çekiyor.
Peki, yapay zeka Batı Şeria'daki ev yıkımlarını nasıl yüzde 80 oranında artırdı, Rafael teknolojisinin arkasında hangi jeopolitik hedefler var ve uluslararası toplum bu dijital baskıyı durdurabilecek mi?
ImiSight platformu: Radar altındaki manzara ve yıkım algoritması
Al Jazeera araştırmasında ortaya çıkan yapay zeka mekanizması:
Rafael askeri sanayi ürünü: İsrail'in büyük savunma devi tarafından yaratılan bulut tabanlı platform, geniş alanları yüksek hassasiyetle tarama kapasitesine sahip;
Dron ve uydu senkronizasyonu: Sistem, uzaydan alınan yüksek çözünürlüklü görüntüler ve dron takibi sayesinde her türlü duvar, çadır veya inşaat hareketini saniyeler içinde otomatik olarak kaydediyor;
Güç çarpanı faktörü: Algoritma, insan müdahalesi olmadan sahadaki değişiklikleri analiz ederek askeri birimlere yıkım uyarısı gönderme ve ağır iş makinelerini yönlendirme sürecini katbekat hızlandırıyor;
Necef Çölü'ndeki test: Daha önce bu sistemle Necef'te 10.700 kilometrekareden fazla alan taranmış ve 2.600'den fazla Filistinli Bedevi zorla yerinden edilmişti.
Yüzde 80'lik sıçrama ve 1.288 yapı: Rakamlar konuşunca
İsrail merkezli Shalom Achshav (Barış Şimdi) ve Kerem Navot insan hakları örgütlerinin açıkladığı korkunç istatistikler:
Yıkım ölçeğindeki keskin artış: Batı Şeria'nın C Bölgesi ve Doğu Kudüs'te 2023-2025 yılları arasında ev ve yapı yıkım hızı, 2010-2022 dönemine göre tam yüzde 80 arttı;
Yıllık ve aylık antirekorlar: Eskiden yılda ortalama 966 bina yıkılırken, yapay zekanın aktif kullanıldığı 2025 yılının sadece 9 ayında rekor seviyede 1.288 Filistinli yapısı yerle bir edildi;
2025 Nisan ayındaki özel birim: İsrail Arazi İdaresi bünyesinde, YZ araçlarıyla 'kural ihlallerini tespit etme ve müdahale etme' konusunda özel bir birimin kurulması süreci daha da hızlandı.
Akıllı ilhak ve çifte standart: Kime buldozer, kime imtiyaz?
Uluslararası analistlerin ve uzmanların bu politika hakkındaki çarpıcı sonuçları:
Hukuki asimetri: Bir tarafta Filistinlilerin kendi topraklarındaki mütevazı evleri ve tarımsal yapıları, yapay zeka tarayıcısıyla 'kaçak' ilan edilerek acımasızca yıkılıyor;
Yahudi yerleşimlerine yeşil ışık: Diğer tarafta ise aynı dönemde İsrailli yetkililer, Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşimlerinde 40.000'den fazla konutun inşasını onayladı ve 185 yeni karakol kurdu;
Devlet eliyle yasallaştırma: Filistinlilere inşaat için neredeyse hiçbir resmi izin verilmezken, yerleşimci altyapısı bütçeden tamamen finanse ediliyor;
Toprakları zorla boşaltma: İnsan hakları savunucuları, yapay zeka teknolojisinin halkı tarihi topraklarından sürmek ve bölgeleri tamamen ilhak etmek için temel bir dijital silah olarak kullanıldığını vurguluyor.
Askeri amaçlarla geliştirilen yapay zeka sistemlerinin sivil konutları yok etmeye yönlendirilmesi, 21. yüzyılda modern teknolojilerin ne kadar tehlikeli ve insanlıktan uzak bir şekilde kullanılabileceğini gösteren korkunç bir gerçekliğe dönüştü.
Sizce yapay zeka teknolojilerinin Filistinlilerin evlerini yıkmak ve onları topraklarından sürmek için bu şekilde kullanılması uluslararası bir savaş suçu olarak değerlendirilmeli mi? Uluslararası kuruluşlar ve BM, teknoloji şirketlerinin bu tür projelerdeki katılımını durdurabilir mi? Analitik görüşlerinizi yorumlarda paylaşın ve insan hakları ile dijital güvenlik üzerine yapılan bu çarpıcı araştırmayı tüm yakınlarınızla paylaşın!






















Yorumlar 0
…