Trump yönetimi, BM Genel Kurulu için Mahmud Abbas'a vize vermeyi reddetti

Trump yönetimi, BM Genel Kurulu için Mahmud Abbas'a vize vermeyi reddetti

New York'taki BM Genel Kurulu'nun yaklaşan oturumu öncesinde uluslararası diplomasi sahnesinde büyük bir skandal patlak verdi. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, üst üste ikinci yıl Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve onlarca üst düzey Filistinli yetkiliye ABD'ye giriş vizesi vermeyi resmen reddetti. Associated Press'in (AP) haberine göre Dışişleri Bakanlığı bu kararı, Filistin yönetiminin İsrail ile barış anlaşmalarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, özellikle BM Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) İsrail'e karşı davaları sürdürmesi ve İsraillilere saldıran kişilerin ailelerine ödeme yapmaya devam etmesiyle gerekçelendirdi.

The Times of Israel'in belirttiğine göre, vize kısıtlaması nedeniyle Mahmud Abbas ile birlikte büyük bir heyetin New York'a uçuşu iptal edildi ve Filistin tarafı, Genel Kurul'a Abbas'ın çevrimiçi video konferans yoluyla konuşma yapmasına izin veren özel bir karar tasarısı sunmak zorunda kaldı. Uluslararası kamuoyu ise ABD'nin BM karargahına ev sahibi ülke olarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini, daha önce Rus diplomatların da benzer bir vize ablukasına maruz kaldığını hatırlatıyor.

Peki, Washington'un bu sert vize yaptırımı Filistin-İsrail çatışmasını nasıl etkileyecek, Abbas BM kürsüsünde neler anlatacak ve ABD ev sahipliği statüsünü jeopolitik bir silah olarak mı kullanıyor?

«Reform eksikliği ve uluslararası mahkemelere şikayetler»: Dışişleri Bakanlığı'nın resmi gerekçeleri

Washington tarafından Filistin yönetimine yöneltilen temel suçlamalar:

  • Yükümlülüklerin ihlali: ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistin hükümetinin önceki barış anlaşmalarını ve vaat edilen siyasi reformları hayata geçirmemesini ana sebep olarak gösterdi;

  • Uluslararası mahkemelerdeki davalar: Mahmud Abbas yönetiminin BM Uluslararası Adalet Divanı ve Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) İsrail'e karşı başvurularda bulunmaya devam etmesi, Washington tarafından «barış umutlarına zarar vermek» olarak değerlendirildi;

  • Saldırganların ailelerine ödemeler: İsraillilere yönelik saldırılarda suçlanarak hapsedilen kişilerin ve ailelerinin Ramallah bütçesinden maddi destek almasının durdurulmaması sert bir şekilde kınandı;

  • Yaptırımların uzatılması: Dışişleri Bakanlığı, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyelerine ve Filistin yönetimi yetkililerine vize verilmemesine ilişkin yaptırımların kararlılıkla devam ettirileceğini resmen açıkladı.

«Çevrimiçi konuşma ve akredite diplomatlar»: Filistin BM'ye nasıl katılıyor?

Mahmud Abbas ve heyetin New York'taki katılımına ilişkin detaylar:

  • Onlarca yetkiliye yasak: The Times of Israel'in bilgilerine göre, Mahmud Abbas ile birlikte New York'a gitmesi gereken onlarca Filistinli yetkilinin vize başvuruları reddedildi;

  • Video mesaj formatı: Filistin'in BM Daimi Temsilciliği, Genel Kurul'a bir karar tasarısı sunarak, geçen yıl olduğu gibi Mahmud Abbas'a çevrimiçi video konferans yoluyla kürsüden konuşma hakkı verilmesini talep etti;

  • New York'taki temsilciler: Vize kısıtlamalarına rağmen, Filistin adına Genel Kurul'un canlı oturumlarına, halihazırda BM'de akredite olan ve ABD'de bulunan Filistinli diplomatlar katılacak.

Ev sahibi ülkenin sorumluluğu ve uluslararası itirazlar

ABD vize kısıtlamalarının uluslararası hukuk normlarıyla çatışması:

  • 1947 BM Anlaşması'nın ihlali: Uluslararası hukuk normlarına göre ABD, BM karargahının bulunduğu ülke olarak dünyanın tüm üye devletlerinin ve resmi gözlemcilerin etkinliklere engelsiz bir şekilde gelmesini sağlamakla yükümlüdür;

  • Rus heyetiyle ilgili durum: Daha önce Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzya da, ABD'nin Bilgi Komitesi oturumuna katılması gereken Rus delegesine vize vermediğini açıklayarak, bunu «ev sahibi ülke anlaşmasının kaba bir ihlali» olarak nitelendirmişti;

  • Diplomatik baskı aracı: Uluslararası analistler, Washington'un vize verme mekanizmasını siyasi baskı ve muhalif pozisyondaki liderleri cezalandırma aracı olarak kullandığını vurguluyor.

Donald Trump yönetiminin Filistin liderine yönelik uyguladığı bu vize yasağı, New York'ta başlayan BM Genel Kurulu'nun genel tartışmalarının her zamankinden daha gergin ve siyasi çatışmalarla dolu bir ortamda başlamasına zemin hazırladı.

Sizce ABD'nin BM etkinliklerine katılmak için gelen yabancı devlet başkanlarına ve diplomatlara vize vermemesi uluslararası hukuk normlarına uygun mu? Mahmud Abbas'ın New York'a alınmaması Orta Doğu'daki gerilimi daha da artırmaz mı? Analitik görüşlerinizi yorumlarda paylaşın ve BM kürsüsü etrafındaki bu büyük diplomatik kriz analizini tüm siyaset meraklıları ve arkadaşlarınızla paylaşın!

Yorumlar 0

İlgili haberler