«Tahran'a gizli çağrı!»: Çin, İran'dan Yemenli Husileri dizginlemesini istedi

Dünyanın en önemli petrol ve ticaret arterlerinden biri kabul edilen Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresinde jeopolitik gerilimin tırmandığı bir ortamda, Pekin yönetimi bölgedeki gelişmelere perde arkasından aktif bir şekilde müdahale etmek zorunda kalıyor. Birleşik Krallıkmerkezli saygın haber ajansı Reuters'ın, İran'daki güvenilir ve bilgili kaynaklara dayandırdığı gizli bilgilere göre, Çinli yetkililer Tahran'a özel ve kapalı kanallar aracılığıyla ulaşarak, Yemen'deki Husi hareketini durdurmak ve dizginlemek için pratik yardım talebinde bulundu. Bu gizli diplomatik adımın doğrudan tetikleyicisi, Suudi Arabistantarafından Pekin'den yardım istenmesi oldu.
Mesele şu ki, Husilerin Kızıldeniz kıyıları ve stratejik boğaz boyunca hızla ilerlemesi sonucunda Suudi Arabistan'ın petrol ihracatı ve uluslararası tanker trafiği doğrudan tehdit altına girdi. Resmi açıklamalarında itidal, siyasi diyalog ve deniz güvenliğinin yeniden sağlanması çağrısında bulunan Pekin'in gayriresmi talepleri oldukça net ve kararlıydı: Çin, ekonomisinin doğrudan bağlı olduğu küresel enerji yollarının kapanmasını kesinlikle istemiyor. Ancak Tahran yönetiminin bu talebe verdiği yanıt, bölgede barışı sağlamanın kolay olmayacağını gösteriyor.
Peki, Çin'in İran üzerindeki baskısı ne kadar etkili olabilir, Suudi Arabistan neden ABD'den değil de Pekin'den medet umdu ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Çin ziyaretinde hangi şartlar öne sürüldü?
«Suudi talebi ve Pekin'in çıkarları»: Gizli müzakerelerin gerçek nedenleri
Reuters kaynaklarının açıkladığı kapalı diplomasi detayları:
Suudi Arabistan'ın yardım çağrısı: Kızıldeniz'deki petrol terminalleri ve tanker trafiği Husilerin hedefi haline gelince, Riyad sorunu çözmek için Pekin'in diplomatik nüfuzuna başvurdu;
Husilerin boğaz boyunca ilerleyişi: Yemenli isyancıların Babülmendep kıyılarını ele geçirmesi, Basra Körfezi petrolünün dünya pazarlarına ulaşmasını ciddi bir risk altına soktu;
Çin'in enerji zafiyeti: Pekin sadece Orta Doğu'da istikrar yanlısı değil, aynı zamanda Çin sanayisinin tükettiği ham maddenin büyük bir kısmı bu deniz yollarından geçtiği için çatışmanın büyümesine izin veremez;
Ekonomik baskı içermeyen talep: Çin, Tahran ile müzakerelerde yaptırım veya ekonomik baskı araçlarını kullanmadan, karşılıklı stratejik ortaklık ruhu içinde bir anlaşmaya varmayı vurguladı.
İran'ın yanıtı: «Barış ABD ve İsrail'e bağlı!»
Tahran'ın Pekin'in çağrısına verdiği kararlı yanıt:
Temel şart: İran'daki kaynaklara göre Tahran, bölgedeki güvenlik ve Husilerin eylemlerinin doğrudan ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarının durdurulmasına bağlı olduğunu belirtti;
Abbas Arakçi'nin ziyareti: Bu talebin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Çin'e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında ele alınmış olabileceği tahmin ediliyor;
Husilerin «bağımsızlık» kartı: İran her zamanki gibi Yemenli güçlerin kararlarını bağımsız aldığını öne sürerek, sorumluluğun tamamını üstlenmekten kaçınıyor.
Jeopolitik analiz: Pekin, Washington'ın yerini alıyor
Uluslararası uzmanların Çin diplomasisine dair sonuçları:
Orta Doğu'daki baş hakem statüsü: Suudi Arabistan'ın güvenlik konularında geleneksel askeri müttefiki ABD'ye değil, 2023'te Riyad ile Tahran'ı barıştıran Çin'e başvurması önemli bir dönüm noktasıdır;
«Çift taraflı oyun» sınırı: Pekin bir yandan BM'de Rusya ile birlikte Husilere karşı Batı kararlarına veto hakkını kullanırken, diğer yandan kendi petrol tedarikini korumak için Husilerin dizginlenmesini talep ediyor;
Güvenlik garantisi testi: Eğer Pekin, Tahran aracılığıyla Husi saldırılarını azaltmayı başarırsa, bu Çin'in Orta Doğu'daki etkisinin ABD'den daha üstün olduğunu kanıtlayacaktır.
Çin'in Tahran'a ilettiği bu gizli çağrı, Kızıldeniz'deki krizin artık Pekin'in ulusal ekonomik çıkarlarını doğrudan etkilemeye başladığını ve büyük güçlerin perde arkasındaki mücadelesinin daha da keskinleştiğini gösteriyor.
Sizce Tahran, Çin'in talebini dikkate alarak Yemenli Husileri dizginleyecek mi, yoksa Kızıldeniz'deki gemi trafiği krizi daha da derinleşecek mi? Suudi Arabistan'ın ABD yerine Çin'den medet umması, Washington'ın bölgedeki konumunun sona erdiği anlamına mı geliyor? Analitik görüşlerinizi yorumlarda paylaşın ve büyük jeopolitik ile gizli diplomasi analizini tüm siyaset meraklıları ve arkadaşlarınızla paylaşın!






















Yorumlar 0
…