Airbus havacılığın geleceğini değiştiriyor: Uçaklar için yeni bir «sinir sistemi» oluşturuluyor

Havacılık sektörünün liderlerinden biri olan Airbus, yolcu uçaklarını kökten yeniden tasarlamayı amaçlayan LEIA (Large Scale Integration Demonstrator of Hybrid Electrical Architecture) programının yeni aşamasını duyurdu. Bu proje kapsamında, gelecek nesil hava araçları için hibrit-elektrik enerji mimarisi geliştirilecek ve test edilecek. Bu bilgiyi Ixbt.com aktarıyor. haber
Benzer projelerin çoğu yalnızca yeni motorlar geliştirmeye odaklanırken, Airbus mühendisleri uçağın «elektrik sinir sistemi»ni oluşturmaya ağırlık veriyor. Bu sistem; jeneratörleri, bataryaları, güç elektroniğini ve akıllı kontrol mekanizmalarını tek bir yüksek voltajlı ağda birleştiriyor. Söz konusu teknolojinin gelecekte bölgesel ve orta menzilli uçakların verimliliğini önemli ölçüde artırması bekleniyor.
Hibrit teknolojilerde yeni aşama
Yeni aşama, daha önce gerçekleştirilen SWITCH programının mantıksal bir devamı niteliğindedir. O programda Pratt & Whitney, Collins Aerospace ve MTU Aero Engines gibi devler, hibrit güç ünitelerinin ayrı parçalarını başarıyla test etmişti. Şimdi ise Airbus, bu dağınık teknolojileri tek bir bütünleşik kompleks halinde birleştirme görevini üstleniyor.Temel test çalışmaları Almanya'nın Ottobrunn kentindeki STEP araştırma merkezinde gerçekleştirilecek. Mühendisler, bataryalar ve jeneratörlerin uyumlu çalışmasını ve enerji dağıtımının uçaktaki diğer sistemlerle ne kadar verimli iletişim kurduğunu kontrol edecekler. Temel amaç, tüm unsurların tek bir yüksek voltajlı enerji sistemi olarak hatasız çalışmasını sağlamaktır.
Airbus verilerine göre, yeni mimarinin ilk geniş kapsamlı yer üstü gösteriminin 2027 yılında yapılması planlanıyor. LEIA projesi tamamen elektrikli bir uçak üretmeyi hedeflemese de, hibrit havacılığa geçiş yolundaki en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, yakıt tüketimini düşürmeyi ve atmosfere salınan zararlı gaz miktarını önemli ölçüde azaltmayı mümkün kılacak.
Uluslararası iş birliği ve çevresel hedefler
Projenin kapsamı oldukça geniş olup; Safran, Liebherr Aerospace, SAFT ve Fraunhofer Enstitüsü dahil olmak üzere ondan fazla Avrupa ve ABD merkezli şirket projede yer almaktadır. Bu denli büyük ölçekli bir iş birliği, havacılık sektöründe çevre dostu ve tasarruflu teknolojilerin benimsenmesini hızlandıracaktır.- Enerji dağıtımının akıllı yönetimi;
- Yüksek voltajlı sistemlerin güvenliğinin sağlanması;
- Ağırlığın azaltılması ve gücün artırılması;
- Çevre üzerindeki olumsuz etkinin en aza indirilmesi.





















Yorumlar 0
…