Körfez'deki patlamalar, savaş tehdidini yeniden artırdı

Orta Doğu'daki gerilimler daha da tehlikeli bir aşamaya giriyor. 2 Mart gecesi İran, İsrail ve Amerika'nın bölgedeki askeri noktalarına yönelik saldırıların bir sonraki, daha şiddetli dalgasını gerçekleştirdi. Çeşitli kaynaklara göre, İsrail topraklarında patlama sesleri duyuldu, ancak ön verilerde yaralananlar hakkında bilgi verilmedi. Aynı zamanda, Körfez bölgesindeki bir dizi önemli şehirde - Dubai, Doha ve Bahreyn de dahil olmak üzere - güçlü patlamaların gözlemlendiği söyleniyor. Bu, çatışmanın artık yalnızca iki ülke içinde değil, tüm bölgenin güvenliğine de zarar verdiğini gösteriyor.
The Wall Street Journal'a göre, İranlı dronlar ayrıca kuzey Irak'taki Arbil Uluslararası Havalimanı'na saldırdı. Bu tesis sıradan bir havalimanı değil - Amerikan ordusunun faaliyetleriyle ilgili bir üsse de ev sahipliği yapmaktadır. Yayına röportaj veren üst düzey bir Amerikalı yetkili, saldırıya rağmen üssün ciddi şekilde hasar görmediğini ve yaralıların kaydedilmediğini söyledi. ABD Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı da havaalanı çevresine yapılan saldırıyı doğruladı. Demek ki, saldırılar artık doğrudan ABD çıkarlarıyla ilgili altyapıya da ulaştı.
Kuveyt'teki durum özellikle dikkat çekicidir. Başlangıçta, sosyal medyada Amerikan F-15 savaş uçağının düştüğünü gösteren videolar yayıldı. Reuters ve diğer yayınlar daha sonra olayın bir değil, üç ABD F-15 uçağıyla ilgili olduğunu yazdı. En önemlisi, başlangıçta bazı kaynaklar uçakların İran tarafından düşürüldüğünü iddia etti, ancak daha sonra ABD Merkez Komutanlığı ve Reuters bunu Kuveyt hava savunması tarafından "arkadaş okunun" bir hatası olarak nitelendirdi. Tüm pilotlar katapultalar aracılığıyla kurtulmayı başardılar ve hayatta kaldılar. Bu, olayın en büyük kolaylığıydı.
Kuveyt Savunma Bakanlığı'nın da birkaç askeri uçağın düştüğünü kabul ettiği bildirildi. Ancak, resmi açıklamalarda ayrıntılar sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle, şu ana kadar bu bölüm etrafında farklı yorumlar var. Fakat bir şey kesin: savaş ortamında, gökyüzündeki her hata çok pahalıya mal olabilir. Özellikle koordinasyon bozulduğunda, risk sadece karşı taraftan değil, aynı zamanda müttefiklerin kendilerinden de gelebilir.
Bu arada, ABD Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı, İran'a karşı askeri operasyonun başlamasından bu yana binden fazla hedefe saldırı yapıldığını bildirdi. Beyan edilen bilgilere göre, bu operasyonlarda 20'den fazla araç türü kullanıldı - uçaklar, gemiler, roketler, modern sistemler, hatta B-2 Spirit stratejik bombardıman uçakları ve "açılmayan özel yetenekler." Bu, Washington'ın saldırılarını basit bir sınırlı operasyon değil, geniş çaplı ve derinlemesine planlanmış bir askeri baskı olarak gösteriyor.
Kısacası, mevcut manzara bir şeyi açıkça gösteriyor: İsrail ve İran arasında başlayan çatışma, zaten tüm Körfez bölgesine gölge düşürmüş. Patlamalar, dronlar, füze saldırıları, havacılık kayıpları ve askeri üslerin etrafındaki tehditler, bölgedeki tüm oyuncuları daha da uyandırıyor. Bu çatışmanın daha da genişlemesi, yalnızca güvenliğe değil, petrol piyasasına, hava trafiğine ve küresel ekonomiye de ağır baskı sağlayabilir. Kısacası, Orta Doğu'daki durum şimdi çok hassas bir çizgide - ve her yeni gece yeni bir tehlike getiriyor.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!