Kene ısırığı kaynaklı et alerjisi ilk kez ölüme yol açtı

Avustralya'da yaşanan trajik bir olay, bilim insanlarını ve doktorları, kene ısırığı yoluyla bulaşan nadir ancak son derece tehlikeli bir alerji konusunda bir kez daha ciddi şekilde uyarıyor. Uzmanlar bu hastalığın zamanında teşhis edilmemesi durumunda hayati tehlike oluşturabileceğini vurguluyor.
Mayfanwy Webb, beş yıl önce oğlu Jeremy'nin doğum gününü kutladıkları günü hala acıyla hatırlıyor. Bayram sofrasından sonra 15 yaşındaki gencin nefes alması zorlaştı ve kusmaya başladı. Aile ambulans çağırarak onu hastaneye götürdü. Doktorlar başlangıçta et alerjisinden şüphelense de, durumu daha sonra çocukluğundan beri var olan astımla ilişkilendirerek Jeremy'yi taburcu ettiler.
Anne, bugün o karardan dolayı büyük pişmanlık duyduğunu söylüyor. Ona göre, ek tetkikler yapılsaydı, oğlunda hayati tehlike arz eden anafilaksi geliştiği tespit edilebilir ve ona özel EpiPen enjeksiyonu tavsiye edilebilirdi.
Bir yıl sonra, Haziran 2022'de Jeremy arkadaşlarıyla tatil yaparken sığır etinden yapılmış bir sosis yedikten sonra hayatını kaybetti. Başlangıçta ölüm nedeni astım olarak kaydedildi. Ancak ailenin talebi üzerine yapılan ek soruşturmanın ardından adli tıp incelemesi, ölümüne kene ısırığı sonucu ortaya çıkan Alfa-gal sendromu, yani memeli hayvan etine karşı alerjinin neden olduğunu doğruladı. Bu, dünyada söz konusu sendrom nedeniyle kaydedilen ilk ölüm vakası olarak kabul edildi.
Uzmanların belirttiğine göre, hastalık ilk kez 2007 yılında Avustralyalı alerji uzmanı Profesör Sheryl van Nunen tarafından kene ısırığıyla bağlantılı olduğu tespit edildi. O zamandan beri teşhis konulan hasta sayısı her geçen yıl artıyor. Özellikle Avustralya'nın doğu kıyıları ve ABD, bu alerjinin ana odak noktaları olarak kabul ediliyor.
Bilim insanlarının açıklamasına göre, kene tükürüğündeki alfa-gal adlı şeker molekülü insan vücudunda antikor üretilmesine neden oluyor. Daha sonra bu durum, bağışıklık sisteminin sığır, koyun, domuz gibi memeli hayvanların etine karşı güçlü bir alerjik reaksiyonla yanıt vermesine yol açıyor.
Hastalığın belirtileri hafif döküntülerden karın ağrısına, kusmaya, şişmelere ve hayati tehlike arz eden anafilaksiye kadar değişebiliyor. En zor yanı ise reaksiyonun yemek yendikten birkaç saat sonra ortaya çıkması ve her zaman gözlemlenmemesidir. Bu nedenle çoğu zaman astım veya diğer hastalıklarla karıştırılıyor.
Uzmanlar, bazı hastalarda alerjinin sadece etle değil, aynı zamanda jelatin, süt ürünleri, lanolin içeren kozmetik ürünleri, hatta barbekü dumanı veya hayvanlarla temastan sonra bile tetiklenebileceğini belirtiyor.
Son yıllarda Avustralya'da bu hastalığa yakalananların sayısı hızla artarak 2020'den bu yana her yıl ortalama yüzde 22 oranında yükseliyor. Bilim insanları, ülkede en az 5 bin şüpheli vaka bulunduğunu, gerçek rakamın ise bundan daha yüksek olabileceğini söylüyor.
Doktorlar, en büyük tehlikenin alerjisi olduğundan habersiz olan kişilerde bulunduğunu vurguluyor. Çünkü bazı ilaçlar, aşılar veya tıbbi preparatlar da hayvansal ürünler içerebilir ve bu durum beklenmedik ağır alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
Jeremy'nin annesi bugün oğlunun kaderinin diğer insanların hayatını kurtarmasına yardımcı olacağını umuyor. Doktorlarla iş birliği yaparak bu alerji konusunda farkındalığı artırmak ve tıbbi protokolleri geliştirmek için çalışıyor.
Uzmanlar ise halkı kene ısırıklarına karşı dikkatli olmaya çağırıyor. Doğada kapalı kıyafetler giyilmesini, kovucu spreyler kullanılmasını, gezintiden sonra vücudun dikkatlice kontrol edilmesini ve kene yapışması durumunda ezmeden doğru yöntemle çıkarılmasını tavsiye ediyorlar. Bu basit önlemler, gelecekte hayati tehlike arz eden alerjilerin önlenmesine yardımcı olabilir.





















Yorumlar 0
…