«Böyle bir katliamı hiç görmedim»: BM Genel Sekreteri ve Lula, İsrail'i soykırımla suçladı

New York'ta BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu kapsamındaki genel siyasi tartışmalar, uluslararası diplomasi tarihindeki en sert ve ağır eleştirilerle başladı. Görev süresi dolmak üzere olan BM Genel Sekreteri António Guterres, oturumun açılış konuşmasında İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki (Yahudiye ve Samiriye) askeri operasyonlarını benzeri görülmemiş bir sertlikle kınadı. Guterres, 7 Ekim 2023'teki HAMAS saldırısını «korkunç bir terör eylemi» olarak nitelendirse de, İsrail'in buna karşılık başlattığı askeri operasyonlar sonucunda ortaya çıkan can kaybı ve yıkım boyutunun, görev süresi boyunca tanık olduğu en korkunç trajedi olduğunu açıkça kabul etti: «BM Genel Sekreteri olarak görev yaptığım tüm yıllar boyunca, insanların bu ölçekte öldüğünü ve böyle bir yıkımı hiç görmedim».
Ayrıca, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasını «etnik temizlik riski» olarak değerlendirerek, «iki halk için iki devlet» ilkesinin korunması çağrısında bulundu. Genel Sekreter'in ardından BM kürsüsüne geleneksel olarak ilk çıkan devlet başkanı olan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva ise İsrail Başbakanı'nı açıkça hedef aldı: «Filistinlilerin gelecek nesilleri, Netanyahu hükümeti tarafından Gazze'de gerçekleştirilen soykırımın yarasını ömür boyu taşıyacaklar».
Peki, uluslararası toplumun BM kürsüsünden yükselen bu kararlı suçlamaları İsrail'in askeri operasyonlarını durdurabilecek mi, Uluslararası Adalet Divanı kararları Netanyahu hükümeti için ne gibi sonuçlar doğuracak ve Filistin sorunu tamamen yok olma eşiğinden dönebilecek mi?
«Genel Sekreter'in itirafı, etnik temizlik riski ve Lula'nın hükmü»: BM oturumunun 5 ana noktası
BM Genel Kurulu kürsüsünden yükselen en sansasyonel açıklamaların önemli noktaları:
Guterres'in tarihi açıklaması: BM Genel Sekreteri, kendi liderliği döneminde Gazze'deki gibi bir kitlesel ölüm ve yıkım ölçeğini hiç görmediğini vurguladı;
«Etnik temizlik» riski: Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi ve İsraillilerin genişlemesi, etnik temizlik seviyesinde değerlendirildi;
Brezilya liderinden soykırım suçlaması: Luiz Inácio Lula da Silva, Netanyahu hükümetinin eylemlerini resmen soykırım olarak nitelendirerek, bunu nesillerin kalbinde derin bir yara olarak tanımladı;
Uluslararası Adalet Divanı kararları talebi: BM Uluslararası Adalet Divanı'nın Soykırım Sözleşmesi kapsamında aldığı geçici tedbir kararlarına tüm tarafların kesinlikle uyması gerektiği hatırlatıldı;
«İki devlet» ilkesi son sınırda: Diplomatlar, bağımsız Filistin ve İsrail devletlerinin yan yana yaşamasının tek çözüm olduğunu ve bu fırsatın kaybedilmemesi gerektiğini belirttiler.
BM 81. oturumu: António Guterres ve Lula da Silva'nın İsrail konusundaki pozisyonlarının karşılaştırması
Uluslararası liderlerin Orta Doğu krizine yönelik değerlendirmelerinin analizi:
Kriterler ve Parametreler | António Guterres (BM Genel Sekreteri) | Luiz Inácio Lula da Silva (Brezilya Devlet Başkanı) |
Gazze'deki askeri operasyonların değerlendirmesi | «Genel Sekreterlik dönemimdeki en korkunç ve emsalsiz kayıp ölçeği» | «Netanyahu hükümeti tarafından gerçekleştirilen soykırım» |
Batı Şeria ve nüfusun yerinden edilmesi | «Nüfusu sürme ve etnik temizlik riski» | Filistin halkına verilen uzun yıllara dayalı tarihi yara |
HAMAS eylemlerine yaklaşım | 7 Ekim saldırısını vahşi bir terör eylemi olarak kınadı | Sivil katliamına karşı ve orantılılık talebi |
Uluslararası hukuk ve mahkemeler | BM Uluslararası Adalet Divanı kararlarını uygulama zorunluluğu | İsrail'i uluslararası insan hakları normlarını ihlal etmekle suçlama |
Barış modeli | «İki devlet» ilkesini korumak şart | Filistin'in tam tanınması ve saldırganlığın durdurulması |
Uluslararası diplomasi ve jeopolitik uzmanlığı: Neden bu çıkışlar İsrail için ciddi bir siyasi tuzak?
Küresel güvenlik analistleri ve uluslararası hukuk uzmanlarının sonuçları:
Guterres'in siyasi vasiyeti: Genel Sekreterlik süresi sona eren António Guterres, görevini artık diplomatik ihtiyatlara rağmen açık gerçekleri söyleyerek bitiriyor; onun «böyle bir yıkım görmedim» demesi, BM resmi arşivine sonsuza dek mühürlenecek ağır bir tarihi hükümdür;
«Küresel Güney»in öfkesi ve Lula: Brezilya geleneksel olarak BM'de ilk sözü alır; Başkan Lula'nın ilk dakikalardan itibaren Netanyahu'yu soykırımla suçlaması, Latin Amerika, Afrika ve Asya devletlerinin (Küresel Güney) İsrail meselesinde Batı ile keskin bir şekilde karşı karşıya gelmeye hazır olduğunu gösteriyor;
BM Uluslararası Adalet Divanı ve hukuki baskı: Güney Afrika Cumhuriyeti'nin başvurusu üzerine görülen soykırım davasında, BM Genel Sekreteri'nin bu tür açıklamaları ve uluslararası mahkeme kararlarına atıfta bulunması, İsrail'e karşı yeni diplomatik ve mali yaptırımların uygulanmasına zemin hazırlıyor;
«Etnik temizlik» teriminin riski: Eğer daha önce sadece Gazze hakkında konuşuluyorsa, artık Batı Şeria'daki yerleşim genişlemelerinin «etnik temizlik» olarak adlandırılması, Tel Aviv'in sonraki eylemlerini tamamen yasadışı ilan etmeye yönelik atılmış dev bir adımdır.
BM Genel Kurulu'nun ilk gününde İsrail hükümeti, uluslararası sahnede benzeri görülmemiş bir siyasi ve manevi yalnızlaşma baskısı altında kaldığını gösterdi.
Sizce BM Genel Sekreteri ve Brezilya lideri tarafından dile getirilen bu sert suçlamalar Gazze Şeridi'ndeki savaşın durdurulmasına etki edebilir mi? Uluslararası kuruluşların aldığı kararlar ve «etnik temizlik» hakkındaki uyarıların pratikte İsrail yönetimini durduramamasına nasıl bakıyorsunuz? Kişisel görüşlerinizi yorumlarda bırakın ve tüm dünyanın gözü önünde olan Orta Doğu krizine adanmış bu önemli analizi tüm arkadaşlarınızla paylaşın!





















Yorumlar 0
…