İran Cumhurbaşkanı, füze saldırısına uğramış komşu ülkelerden özür diledi

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezişkin, devlet televizyonunda yayınlanan bir televizyon mesajında ülkenin güvenlik politikası hakkında önemli açıklamalar yaptı. Özellikle son günlerde meydana gelen saldırılardan etkilenen komşu ülkelere başvurup özür dilediğini açıkça belirtti.
Başkan, yönetimin, komutanların ve öğrencilerin "düşmanın vahşi saldırıları" nedeniyle öldürüldüğünü söyledi. Aynı zamanda, Piziskyan, Silahlı Kuvvetlerin ülkeyi korumak için "tüm gerekli önlemleri" aldığını belirterek, İran'ın komşularına karşı tutumunu vurguladı:
İran'ın komşu ülkelere saldırmayı amaçlamadığını, aksine onları "kardeşler" olarak gördüğünü ve bölgenin barış ve huzurunu ortaklaşa sağlamaya çalıştığını söyledi.
Komşularına karşı yeni bir "kırmızı çizgi"
Piziskyan ayrıca Geçici Yönetim Kurulu toplantısında alınan karara da değindi. Ona göre, karar şu şekildedir: komşular tarafından İran'a saldırı yapılıncaya kadar bölgelerindeki hedeflere saldırı yapılmayacak ve roketler fırlatılmayacak.
Yani, resmi açıklamaya göre, Tahran komşularıyla çatışmayı genişletmek istemiyor - sadece "saldırı kaynağı o taraftan olursa" şartıyla bir pozisyon bildiriyor.
Trump'ın açıklamasına sert bir yanıt verildi
Pisziskyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran sözsüz olarak teslim olmalı" şeklindeki görüşüne son derece sert bir tepki verdi. Bu fikri "mezarlarına kadar taşıyacakları bir rüya" olarak nitelendirdi. Yani, Tahran'ın bakış açısından, böyle bir talep gerçek hayata uymuyor ve kabul edilemez.
Kuzey Irak ve "Köğrük Olmayın" uyarısı
Piziskyan'ın konuşmasında bir diğer önemli nokta da vardı: ABD'nin kullanmaya çalıştığını iddia ettiği kuzey Irak'taki silahlı gruplar konusuna değindi. Başkan, komşu ülkelerden İran'a karşı hareket etmeyi planlayan gruplara hitap ederek, onları ABD ve İsrail'in "emperyalizminin silahı" haline gelmemelerine çağırdı.
Komşularla anlaşmazlıklar olabilir, ancak dış güçler tarafından desteklenen bu tür eylemler "şerefsizlik" olarak değerlendirilir.
Özet
Bu televizyon mesajı, Tahran'ın mevcut durumda iki yolu aynı anda tutmaya çalışmasına benziyor:
bir yandan - katı siyasi duruş ve dış baskılara tepki,
diğer taraftan, bölgenin komşularıyla bağları kesmemek, çatışmayı daha da genişletmemek isteği.
Şimdi asıl introj tek: bu ifade ne kadar hızlı ve ne ölçüde sahadaki gerçekliğe dönüşür. Çünkü bugünkü bölge, bir açıklamadan daha hızlı "durum" değiştirecek bir yerdir.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!