ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaşının sonuçları analiz edildi

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı büyük ölçekli bir askeri operasyon başlattığından beri yirmi günden fazla zaman geçti ve bu süre zarfında ABD ordusu arasında endişe, endişe ve duygusal hoşnutsuzluk arttı. HuffPost, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin savaşı hızlı ve belirleyici bir adım olarak gördüğünü, ancak İran hükümetinin hala istikrarlı olduğunu ve İran halkının hükümet etrafında yoğunlaştığını bildirdi.
Askeri analizler ve verilere göre, Hormuz Boğazı sıkı kontrol altına alındıktan sonra, petrol ve gaz fiyatları dünya pazarında keskin bir şekilde arttı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın stratejik öneme sahip Hork Adası'na silahlı saldırı düzenlemeyi planlıyor ve bu da askerler arasında endişe ve stres artıyor. Bu operasyonlar sonucunda, İran, Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'daki askeri tesislerine füze ve dronlarla saldırdı ve bu süre zarfında 13 Amerikalı asker öldü ve 230'dan fazla kişi yaralandı.
Genç askerler ise "İsrail için ölmek istemiyoruz" diyorlar ve siyasi liderlerden savaşın nedenlerini açıkça açıklamalarını talep ediyorlar. Analistlere göre, ABD'nin bu savaşa girmesi, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun baskıları ve güçlü Amerikan lobiciliğinin etkisi altında gerçekleşti.
İran'daki trajik saldırılar, Minob bölgesindeki "Shajarayi Toyyiba" okulunun bombalanması da dahil olmak üzere, en az 170 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybetmesiyle ABD ordusu arasında protestolar daha da arttı. Uluslararası Af Örgütü, bu uygulamadan ABD'nin sorumlu olduğuna inanıyor.
Savaş ekonomik olarak da büyük sonuçlar verdi: bir ay içinde ABD'nin askeri operasyonları 27 milyar doları aştı ve giderler her geçen gün artıyor. Ayrıca, ABD'nin uluslararası arenadaki konumu da zayıfladı ve İsviçre gibi geleneksel bir müttefik ülke bile İran'a karşı silah ihracatını kısıtladı.
Böylece, ABD ve İsrail'in İran'a karşı askeri harekâtları yalnızca stratejik hedefe ulaşmada başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda askerler arasında duygusal hoşnutsuzluğu artırdı, ekonomik kayıplar ve uluslararası ortaklarla ilişkiler zorlaştı.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!