Son günlerde biyoloji ve genetik alanındaki haberler arasında en dikkat çekici olanlar, kanser için evrensel aşı ve “ayna hayat” teknolojisinin geliştirilmesidir. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü doktora öğrencisi Liam Chitayat ve Minnesota Üniversitesi doçenti Kate Adamala, Amerikan Foreign Affairs dergisinde bu konuda detaylı bir makale yayımladı.
Makale, biyolojik hayatın, açık kurallar ve yasalara dayanan karmaşık ve tek bir sistem olduğunu vurgulamaktadır. Günümüz organizmalarında proteinler çoğunlukla “sol” amino asitlerden oluşur ve DNA “sağ” şekerleri kullanır. Ayrıca, “ayna hayat” veya inverted life olarak adlandırılan yeni bir yaşam türü, önemli moleküler bileşenlerin tamamen tersine çevrilmesini ifade eder.
Araştırmacılar, bu tür organizmaların, örneğin bakteriler ve diğer mikropları koruyan bağışıklık sistemi tepkilerinden kolayca kaçabileceği konusunda uyarıyor. Bu, insanlar, hayvanlar ve bitkiler arasında tedavi edilemeyen yeni enfeksiyonların ortaya çıkmasına yol açabilir.
Yazarlar, doğada şu anda bu tür ters çevrilmiş hücreleri kontrol edebilecek bir mekanizma bulunmadığını belirtiyor. Ayrıca, yapıları mevcut antibiyotikleri etkisiz hale getirebilir. Yani, bu tür sentetik organizmalar kazara veya kasıtlı olarak ortaya çıkarsa, insanın biyolojik savunmasını aşabilir, tedaviye direnç gösterebilir ve ekolojik dengeyi bozabilir.
Buna ek olarak, “ayna hayat”, insanların doğa ve evrim hakkındaki anlayışını da değiştirebilir. Hücre yapısındaki değişiklikler, Dünya’da yaşamın nasıl geliştiğini ve Güneş Sistemi’nin diğer gezegenlerinde nasıl var olabileceğini anlamamızı sağlar. Ancak uzmanlar, insanlığın mevcut gelişim aşamasında bu tür yeniliklerin risklerinin faydadan çok daha yüksek olduğunu uyarıyor.
Uzmanlara göre, bu bilimsel keşifler insanlık için yeni bir evrimsel aşama açabilir, ancak tüm önlemler alınmalıdır. Yeniliklerin kullanımı etik ve güvenlik kurallarına uygun olmalıdır, özellikle insan, hayvan ve ekosistem güvenliği sağlanmalıdır.
Telegram’da «Zamin»i takip edin!