Çadırlarda Yaşam, Online Sınav: Gazzelİ Kız Hayallerinden Vazgeçmedi

Gazze şeridinde savaş nedeniyle hayat altüst olsa da, binlerce genç eğitim almak ve gelecekleri için mücadele etmeye devam ediyor. Bunlardan biri olan 18 yaşındaki Dana Shabat, zor şartlara rağmen okul bitirme sınavlarına girmek için her gün uzun yollar yürümek zorunda kalıyor.
Dana için bu hafta, hayatının en önemli dönemlerinden biri. Okuldan mezun olmak için kritik öneme sahip olan Tawjihi (bitirme) sınavlarına giriyor. Dana her zaman en yetenekli öğrencilerden biriydi. Not ortalaması hiçbir zaman yüzde 99'un altına düşmedi. Buna rağmen genç kız, sınavlar öncesinde büyük bir heyecan yaşadığını gizlemiyor.
Söylediğine göre, tam da bu sınavlar gelecekteki kaderini belirleyecek. Dana şu an tıp, finans veya işletme bölümlerinden hangisini seçeceği konusunda kararsız. Ancak yüksek bir puan alarak yurt dışında okumak için burs kazanmayı ve Gazze'de yaşadığı zor hayatın ardından yeni bir gelecek kurmayı hayal ediyor.
Dana, iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaşa kendi gözleriyle tanıklık etti. Mayıs 2024'teki saldırılardan birinde kendisi hayatta kaldı ancak annesi Lina hayatını kaybetti. Savaş başladığından beri binlerce Filistinli kurban gitti ve Dana da bu trajedinin ağır sonuçlarını ailesiyle birlikte hissetti.
Daha önce Gazze'nin kuzeyindeki Beit Hanun'da yaşıyordu. Ancak savaş sonucunda bu bölge büyük bir yıkıma uğradı. Şu an Dana, hayatta kalan aile üyeleriyle birlikte Deir al-Balah şehrindeki çadır kentte yaşıyor.
Gazze'deki birçok okul binasının yıkılması veya yerinden edilen insanlar için geçici barınağa dönüşmesi nedeniyle Dana, eğitimine uzaktan devam etti. Okul bitirme sınavları da online olarak organize edildi.

Bu nedenle genç kız, her gün gün ağarmadan uyanıp babası Muhanna ile birlikte yaklaşık bir saat yürüyerek internetin iyi çektiği bir kafeye doğru yola çıkıyor. Sınavlara girme imkanı sadece orada mevcut.
«Hayatımın en önemli aşamasının böyle geçeceğini hiç hayal etmemiştim. Üç yıllık eğitimden mahrum kalmam yetmezmiş gibi, tüm dersleri kendi başıma öğrenmek zorunda kaldım. Şimdi ise sınava girmek bile ayrı bir endişe ve baskı kaynağına dönüştü» diyor Dana.
Bu yıl Gazze'de 37 bin Filistinli öğrenci Tawjihi sınavlarına giriyor. Savaş başladıktan sonra ilk kez bu sınavlar, Batı Şeria'daki Filistin yönetimi ile iş birliği içinde gerçekleştiriliyor. Ancak Batı Şeria'daki öğrenciler sınavlara her zamanki gibi okul binalarında girerken, Gazze'deki tüm mezunlar sınavları online olarak yapmak zorunda.
Dana bugün fizik sınavına giriyor. Bu, onun en zorlandığı derslerden biri.
«Fizik çok yüksek dikkat gerektiriyor. Onu esas olarak kendi başıma öğrendim. Bazı konuları özel öğretmenlerin yardımı ve YouTube dersleri aracılığıyla kavradım» diyor.
Kafeye vardığında, Dana gibi onlarca öğrenci çoktan yerlerini almış oluyor. Saat 09:00'da sınav başladığında, herkes telefonları üzerinden online platformu açıp soruları bekliyor. Her öğrenci, internet hızı ve bağlantının kopmaması konusunda endişeyle kontrol yapıyor. Dana'nın babası ise kafe sahibinden elektrik kesintisi olmayacağından bir kez daha emin olduktan sonra, diğer ebeveynlerle birlikte dışarıda bekliyor.

Savaştan önce kimya öğretmeni olarak çalışan Muhanna, kızının eğitimi için elindeki tüm imkanları seferber ettiğini söylüyor.
«Kızımın bu kritik yılını başarıyla atlatması için tüm birikimimi harcadım. Ailemizin diğer ihtiyaçlarından vazgeçmiş olsam da ona özel öğretmenler tuttum» diyor.
Muhanna, savaştan önceki hayatlarının tamamen farklı olduğunu üzüntüyle hatırlıyor.
«Güzel bir evde yaşıyorduk. İstikrarlı bir hayatımız vardı. Eşimle birlikte kızlarımıza her türlü imkanı sağlamaya çalışırdık. Şimdi ise her şey yok oldu. Çadırlarda yaşıyoruz. Çocuklar ise hayatlarının en önemli aşamasını, bir insanın hayal bile edemeyeceği şartlar altında yaşıyorlar» diyor.
Muhanna'nın anlattığına göre, Dana ve ablası Halo şu an üç küçük kız kardeşleri Rama, Sara ve Alma'ya da bakıyor. Savaş sırasında annesini kaybeden üç yaşındaki Alma, saldırılar sonucunda sağ gözünü de kaybetti.
«Annesi çok bilgili bir kadındı. Kızlarının tüm dikkatini sadece eğitime vermelerini isterdi. Hatta yemek yapmayı bile pek bilmezlerdi çünkü anneleri tüm vakitlerini okumaya ayırmalarını istiyordu. Eğer bugün hayatta olsaydı, kızlarının bu halini görüp çok büyük acı çekerdi» diyor Muhanna.
İki saat sonra Dana sınavdan çıkıyor.
«Sınav nasıl geçti?» diye hemen soruyor babası.
«Her şey iyi geçti. Sorular adildi. Bu sefer internet de iyi çalıştı. Önceki sınavdaki gibi bağlantı kopmadı» diye cevap veriyor Dana.

Çadıra döndüğünde onu kardeşleri, komşuları ve akrabaları karşılıyor. Herkes sınavının nasıl geçtiğini merak ediyor. Ancak Dana dinlenmeye bile vakit bulamıyor. Bir sonraki sınava hazırlanmak için kendi telefonunu ve babasının telefonunu şarj noktasına götürüyor. Elektriğin sürekli olmaması da hayatındaki bir diğer sorun.
Buna rağmen Dana, geleceğe olan inancını kaybetmedi. Topluma faydalı bir insan olmayı, birkaç dil öğrenmeyi ve hangi alanı seçerse seçsin orada yüksek başarılara ulaşmayı hedefliyor.
En büyük hayali ise güvenli bir hayat sürmek ve annesinin hayallerini gerçekleştirmek.
«Umarım çadırlardaki acılarımız bir gün sona erer. Ben de annemin hayal ettiği gibi başarılı bir insan olacağım» diyor Dana.





















Yorumlar 0
…