Havacılığın geleceği: Pratt & Whitney hibrit motor testlerine başladı

Havacılığın geleceği: Pratt & Whitney hibrit motor testlerine başladı

Havacılık sektörünün önde gelen temsilcilerinden biri olan Pratt & Whitney Canada, bölgesel uçaklar için tasarlanan yeni hibrit-elektrikli güç ünitesinin yer testlerine başladı. Bu teknoloji, gelecekte hava araçlarının yakıt tüketimini ve atmosfere salınan zararlı gaz miktarını önemli ölçüde azaltmaya hizmet edecek. ixbt.com'un haberine göre, yeni sistemin yakıt verimliliğini yaklaşık yüzde 30 oranında artırması bekleniyor. Bu konuda Ixbt.com haber veriyor.

RTX Hybrid-Electric Flight Demonstrator projesi kapsamında geliştirilen bu cihaz, Pratt & Whitney turboprop motoru ile Collins Aerospace tarafından yaratılan 1 MW gücündeki elektrik motorunun uyumlu çalışmasına dayanıyor. Sisteme güç sağlamak için İsviçreli H55 şirketi tarafından üretilen 200 kWh kapasiteli bataryalar kullanıldı. Testler şu anda şirketin Kanada'nın Quebec eyaletindeki tesislerinde yürütülüyor.

Teknolojinin çalışma prensibi ve avantajları

Proje kapsamındaki temel yenilik, yükün iki farklı motor türü arasında paylaştırılmasıdır. Elektrik motoru, uçağın yerdeki hareketleri, kalkışı ve ilk irtifaya tırmanışı sırasında devreye girer. Geleneksel havacılık motorları tam olarak bu aşamalarda en çok yakıtı tüketir. Uçak seyir moduna, yani sabit uçuş irtifasına ulaştıktan sonra, ana itki gücünü turboprop motor üstlenir.

Mühendislerin hesaplamalarına göre, yaklaşık 460 kilometre (250 deniz mili) mesafedeki bölgesel rotalarda bu şema yüzde 30 yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu durum sadece havayolu şirketlerinin maliyetlerini düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda çevresel durumu iyileştirmede de önemli bir adım olacaktır. Testler başarılı olursa, yeni cihaz modifiye edilmiş bir De Havilland Canada Dash 8-100 uçağına takılacak ve 2027 yılında ilk uçuşunu gerçekleştirecek.

Güvenlik ve sektördeki rekabet

Yeni sistemin oluşturulmasında güvenlik konularına özel önem verilmiştir. Yüksek voltajlı mimaride modern yarı iletkenler kullanılmış, batarya modülleri ise özel yanmaz konteynerlere yerleştirilmiştir. Acil durumlarda ısı ve gaz tahliye sistemi de düşünülmüş olup, bu durum uçuş güvenliğini garanti altına almaktadır.

Belirtmek gerekir ki, Pratt & Whitney hibrit havacılık üzerinde çalışan tek şirket değil. Şu anda NASA tarafından koordine edilen Electrified Powertrain Flight Demonstration (EPFD) programı kapsamında da benzer teknolojiler aktif olarak geliştirilmektedir. Örneğin, GE Aerospace şirketi, Boeing ve diğer ortaklarla birlikte Saab 340B uçağında hibrit motoru başarıyla test etmiş ve yaklaşık 9 kilometre irtifada uçuşlar gerçekleştirmiştir.

Özbekistan gibi bölgesel havacılığın gelişmekte olduğu ülkeler için bu tür teknolojiler, gelecekte iç hat uçuş maliyetlerini düşürmek ve çevre dostu bir ulaşım sistemi oluşturmak adına büyük önem taşıyabilir.

Zamin.uz'u Google'a ekleyin"Zamin"i Telegram'da okuyun!
Discuss with Zamin AIAnalyze the news, get useful answers

Yorumlar 0

İlgili haberler