2025 yılı sonuna kadar bilimsel makalelerin yüzde 89'unda yapay zeka izleri var

Uluslararası bir araştırmacı grubu tarafından geliştirilen yeni istatistiksel metodoloji, biyomedikal alandaki bilimsel yayınlarda büyük dil modellerinin (LLM) katılımını doğru bir şekilde tahmin etmeyi mümkün kıldı. ixbt.com'a göre, 2025 yılı sonuna kadar açık erişimdeki tüm biyomedikal makalelerin yüzde 89'unun yapay zeka yardımıyla düzenlendiği veya yazıldığı ortaya çıktı. Bu oran, önceki çalışmalardaki alt sınır tahminlerinden keskin bir şekilde farklılık gösteriyor. Bu konuda Ixbt.com haber veriyor.
Yeni yaklaşım, PubMed Central veritabanından 2017-2025 yılları arasında yayınlanan 1 milyon 194 binden fazla tam metinli bilimsel makalenin derinlemesine analizine dayanıyor. Uzmanlar, 2022 yılı sonunda ChatGPT'nin ortaya çıkışından sonra kullanımı hızla artan 379 hizmet ve metodolojik ayardaki kelime sıklığını incelediler. Her bir işaretleyici kelime için karşıt olgusal bir trend oluşturuldu ve 2018-2022 verileri 2023-2025 yıllarına ekstrapole edildi.
Bilimsel makalelerin hangi kısımları daha fazla düzenleniyor?
Araştırma sonuçlarına göre, yapay zekanın metnin farklı bölümlerinde farklı sıklıklarla kullanıldığı belirlendi. Makalelerin tartışma bölümü, Aralık 2025 itibarıyla yüzde 68'lik oranla en yüksek sonucu kaydetti. Özetler ise yüzde 67'lik payla ikinci sırada yer aldı.Bununla birlikte, metodoloji bölümleri en az etkilenen alan olmaya devam etti; bu bölümlerin oranı yüzde 32 olarak gerçekleşti. Ancak bu bölümün tam metni analiz edildiğinde oran yüzde 54'e yükseldi. Bu durum, bilim insanlarının yapay zekayı prosedürleri tanımlamak için değil, sonuçları yorumlamak için daha fazla kullandıklarını göstermektedir.
Coğrafi farklılıklar ve dildeki değişimler
Araştırmanın yazarları, ülkeler bazında da önemli farklılıklar olduğunu tespit etti. 2025 yılında LLM teknolojilerinin kullanımı konusunda Güney Kore (%85), Çin (%82) ve Tayvan (%80) lider konumda. En düşük oran yüzde 28 ile İngiltere'de kaydedildi.Temelde İngilizce konuşulan ülkelerin oranı, dünyanın geri kalanıyla karşılaştırıldığında yüzde 37'ye karşı yüzde 72'lik bir fark gösterdi. İngilizce dışındaki dilleri konuşan ülkelerdeki bilim insanlarının metinlerinde işaretleyici kelimelerin sıklığı 2023 yılına kadar önemli ölçüde düşükken, 2025 yılına gelindiğinde ana dili İngilizce olanların seviyesine ulaştı.
Elde edilen bu rakamlar, Wiley yayınevi tarafından yürütülen anket sonuçlarıyla da iyi bir uyum içindedir. Özellikle 2025 yılı ortasında yapılan ankette, katılımcıların yüzde 70'inden fazlası taslakları yazarken LLM yardımından yararlandığını doğrulamıştı.
Ancak araştırmacılar, akademik camiayı ortaya çıkan riskler konusunda uyarıyor. Bir yandan dil modelleri, İngilizce dışındaki araştırmacılar için dil engelini azaltırken, diğer yandan uydurma referansların ortaya çıkması, bilimsel dilin tek tipleşmesi ve yazma ile eleştirel düşünme arasındaki bağın zayıflaması gibi tehlikeleri beraberinde getiriyor.




















Yorumlar 0
…