Uzay uçuşu dişi farelerin sonraki nesillerini nasıl etkiledi

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) 42 gün geçiren dişi fareler Dünya'ya sağlıklı yavru doğurma yeteneğiyle döndü, ancak kızlarında ve torunlarında belirgin üreme değişiklikleri tespit edildi. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan çalışma, uzay uçuşunun kadın üreme fizyolojisi üzerindeki uzun vadeli etkilerini birkaç nesil boyunca inceleyen ilk bilimsel çalışma oldu. Bu bilimsel proje, Kansas Üniversitesi Tıp Merkezi uzmanları ve NASA Ames Araştırma Merkezi bilim insanları tarafından gerçekleştirildi. Bu konuda Ixbt.com haber veriyor.
ixbt.com verilerine göre, deney katılımcısı olan dişi kemirgenler, Kasım 2023'te SpaceX CRS-29 kargo aracıyla ISS'ye gönderilmişti. Dünya dışında 42 gün geçirip dönen anne fareler başarılı bir şekilde hamile kaldı ve sağlıklı yavrular dünyaya getirdi. Doğan yavru sayısı kontrol grubundakilerden biraz daha az olsa da, bu fark istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değildi ve ilk nesil temsilcileri normal şekilde gelişti.
İkinci nesilde gözlenen değişiklikler
Ancak uzmanlar, temel değişikliklerin ve olumsuz etkilerin uzay yolcularının sonraki nesillerinde belirginleştiğini vurguluyor. Uzayda bulunan annelerin kızlarında kas gücünün yüzde 15 daha düşük olduğu tespit edildi. Ayrıca, özel davranış testlerinde yüksek düzeyde stres tepkisi gösterdiler ve en önemlisi, kendi yavru sayıları keskin bir şekilde azaldı ve doğurganlık oranları düştü.Tam da bu dişi farelerde, yumurtalık rezervini gösteren önemli bir belirteç olan antimüllerian hormon (AMH) seviyesinin düştüğü kaydedildi. En ilginç olanı ise, düşen AMH göstergesinin üçüncü nesil temsilcileri olan torunlarda da devam etmesiydi. Bilim insanları, bu transgenerasyonel etkinin kesin mekanizmasını henüz tam olarak belirleyemediklerini ve bu konudaki araştırmaların devam edeceğini bildirdi.
Olası nedenler ve gelecekteki riskler
Uzmanların çalışma hipotezine göre, bu durum mikro yerçekimi etkisiyle ortaya çıkan hızlandırılmış hücresel yaşlanma ile ilgili olabilir. Önceki çalışmalarda da insan dokularında ve kemirgenlerde yerçekimsiz ortamda hücresel stres ve mitokondriyal disfonksiyon gözlenmişti. Mitokondriyal DNA'nın sadece anne hattından aktarıldığını göz önüne alırsak, bu durum teorik olarak bu transgenerasyonel etkiyi açıklayabilir, ancak bu versiyon henüz doğrudan deneysel doğrulama gerektiriyor.Bununla birlikte, yazarlar araştırmanın bazı sınırlamalarına da dikkat çekti. Örneğin, deneydeki örneklem büyüklüğü çok fazla değil; sadece 42 gün süren uçuşta 20 dişi fare gözlemlendi. Ayrıca, ISS Dünya'nın güçlü manyetik alan koruması altında bulunduğu için, mürettebat ve hayvanlar Ay veya Mars'a giden yoldakine kıyasla çok daha az kozmik radyasyon alıyor. California Üniversitesi'nden Ulrike Luderer, Mars görevindeki radyasyon dozları üzerine yaptığı çalışmaların yumurtalık rezervinde keskin bir azalma gösterdiğini belirterek, gelecekteki uzun vadeli uzay programlarında üreme belirteçlerinin sıkı bir şekilde izlenmesinin önemli bir uyarı olarak hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.




















Yorumlar 0
…