İran'daki okul trajedisi: 175 kişinin ölümünden kim sorumlu?

Fotoğraf: WANA
Orta Doğu'daki silahlı çatışmaların en üzücü sayfalarından biri açıldı. İran'ın güneyindeki küçük Minab kasabasında meydana gelen korkunç olay dünya toplumunu sarstı. Amerikan ve İsrail askeri kampanyasının ilk gününde ilkokullara verilen darbe, yüzlerce masum çocuğun ölümüne neden oldu. Zamin.uz, bu trajediyi ve Beyaz Saray'ın soyut ifadelerini analiz ediyor.
İran devlet medyası ve tıp yetkililerine göre, Minab şehrindeki "Shajarayi Toyyiba" kız okuluna yapılan hava saldırısı sonucunda en az 175 kişi hayatını kaybetti. En üzücü olan şey, kurbanların mutlak çoğunluğu ilkokul öğrencileridir.
Minap'taki Yas: Beş mil uzaklıkta bir dizi mezar
Salı günü, Minob sokakları binlerce yas tutan insanla doluydu. Şehrin dışındaki bir mezarlıkta, işçiler sürekli olarak bir dizi mezar kazıyor. Bu olay, savaşın başlangıcından bu yana siviller arasında en büyük ve yıkıcı kayıp olarak kaydedildi.

Fotoğraf: WANA / Minob'taki mezarlıkta öğrenci kızlar için kazılan mezarlar
Beyaz Saray ve Pentagon: "Öğreniyoruz"
Beyaz Saray ve ABD Savunma Bakanlığı (Savaş Bakanlığı), bu olayla ilgili net bir yanıt vermekten kaçınıyor. 4 Mart'ta yapılan brifinglerde yetkililerin yanıtları aynı içeriğe sahipti:
- Caroline Levitt (Beyaz Saray sözcüsü): "Bildiğimiz kadarıyla bu bizim işimiz değil. Savaş Bakanlığı durumu araştırıyor.
- Pete Hegset (Savunma Bakanı): "Sivil nesneleri asla hedef almayız. Durumu inceliyoruz.
Gazetecilerin "Saldırı dört gündü, suçlu hala bilinmiyor mu?" sorusuna Pentagon başkanı, soruşturmanın devam ettiğini tekrarlamakla yetindi.
Uluslararası Hukuk ve Propaganda suçlaması
UNESCO, saldırıyı uluslararası insani hukukun ağır bir ihlali olarak nitelendirdi ve okulların dokunulmazlığını hatırlattı. Ancak, Beyaz Saray yönetimi bunu İran rejiminin "etkili propagandası" olarak değerlendiriyor.
"Amerika Birleşik Devletleri, halkını ve çocuklarını öldüren kötü İran rejiminin aksine, sivilleri hedef almaz," dedi Caroline Levitt. Gazetecileri İran propagandasına düşmemek ve parmaklarıyla ABD'ye işaret etmemek konusunda dikkatli olmaya çağırdı.
Şu anda, okula kimin saldırdığı - ABD ordusu mu yoksa İsrail kuvvetleri mi - resmi olarak doğrulanmadı. Ancak, 175 kurbanın yakınları ve dünya hala kesin bir cevap bekliyor.
Modern istihbarat yeteneklerinin yüksek olduğu bir dönemde, saldırganın dört gün içinde tespit edilemediği doğru mu? Yoksa bu siyasi oyunun bir parçası mı?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!