Körfez ülkeleri endişede: ABD koruması hakkındaki mitler sona erdi

Orta Doğu’daki jeopolitik oyunlar yeni ve endişe verici bir aşamaya girdi. ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkes, Körfez ülkeleri için sadece bir barış dönemi değil, aynı zamanda “acı gerçekler” döneminin başlangıcı oldu. Zamin.uz, bölgedeki zengin Arap devletlerini sarsan yeni gerçeğin analizini sunuyor.
Güvenlik garantilerinin krizi
Yıllar boyunca Dubai, Doha ve Riyad gibi mega şehirler kendilerini bölgesel çatışmalardan uzak, güvenli bir vaha olarak görüyordu. Ancak ABD ve İsrail’in İran ile karşı karşıya gelmesi bu güveni sarstı. Körfez Araştırmaları Merkezi Başkanı Abdulaziz Saghir’in belirttiği gibi, Washington ile mevcut anlaşmalar artık Arap dünyası için yeterli bir kalkan olamaz. Petrol sahalarının, su arıtma tesislerinin ve havaalanlarının ne kadar savunmasız olduğu savaş sırasında net bir şekilde görüldü.
İran ile yüz yüze: “Dövmüş ama sertleşmiş” komşu
Barış ilan edilmiş olmasına rağmen, Arap monarşilerini tek bir korku takip ediyor: ABD bölgeden çekilirse, öfkeli ve askeri olarak test edilmiş Tahran ile yalnız kalacaklar. Bloomberg analistlerine göre, “dövmüş ama sertleşmiş İran” fikri Körfez başkentlerinde gerçek bir paniğe yol açıyor.
Hormuz Boğazı: ekonomik bağımlılık riski
Küresel ekonominin “temel taşı” olan Hormuz Boğazı’nın kaderi hâlâ belirsiz. İran tarafından gemi geçişleri için uygulanan mevcut “gümrük sistemi”, Körfez ülkelerinin ihracat gelirlerini Tahran’ın kontrolüne geçirebilir. Katar Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Majid Al-Ansari’ye göre, bu savaş bölgesel güvenlik hakkındaki tüm aksiyomları paramparça etti.
Barış sonrası “acı” sabah
Resmî barış ilanından birkaç saat sonra bile Bahreyn ve Kuveyt’in gökyüzünde drone saldırıları durmadı. Kuveyt ordusu 28 insansız hava aracının ele geçirildiğini bildirerek “İran saldırılarının yoğun dalgası” konusunda uyardı. Bu, sağlanan barışın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.
Güvenin çöküşü ve gelecekteki rekabet
Arap liderler, Trump yönetiminin savaşı kendilerine danışmadan başlatmasından memnun değil. Uzmanlar, “Bu savaşın sonuçları hakkında uyardık ama bizi dinlemediler” diyor. Artık Suudi Arabistan ve BAE sadece İran ile ilişkilerini değil, aynı zamanda kendi iç rekabetlerini de yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.
Bir şey kesin: Körfez bölgesi artık eskisi gibi olmayacak. Kırılmış güveni yeniden inşa etmek ve yeni bir güvenlik sistemi oluşturmak onlarca yıl sürebilir.
Sevgili okuyucular, sizce Körfez ülkeleri ABD olmadan güvenliğini sağlayabilir mi? Bölgedeki barışın istikrarlı olacağına inanıyor musunuz?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!