«Rusya bir parya devletine dönüşmedi»: Batı'nın Moskova'yı diplomatik olarak yalnızlaştırma planı neden başarısız oldu?

Batılı ülkelerin Rusya'yı uluslararası arenada tamamen izole etme ve onu bir «uluslararası parya» haline getirme yönündeki uzun yıllara dayanan çabaları beklenen sonucu vermedi. ABD'nin etkili dış politika yayınlarından Foreign Policy dergisinde yer alan analizde, jeopolitik gerilimlere rağmen Moskova'nın küresel diplomasi ve ekonomik süreçlerin merkezinde kalmaya devam ettiği belirtiliyor.
Yayın, bu sonucunu doğrulamak için üç büyük uluslararası gelişmeyi temel kanıt olarak sundu.
Washington'da diyalog: Siluanov ve ABD Hazine Bakanı görüşmesi
Dergi, resmi yaptırımlara ve retoriğe rağmen doğrudan iletişim kanallarının kesilmediğine dikkat çekiyor:
Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, ABD topraklarında düzenlenen G20 maliye bakanları zirvesine şahsen katıldı;
Etkinlik kapsamında Siluanov, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Bu durum, Batı'nın Rusya'yı siyasi arenadan tamamen silmesinin imkansız olduğunu pratikte gösterdi.
Bişkek'teki ŞİÖ zirvesi ve yaptırım karşıtı bildiri
Rusya'nın diplomatik etkisi bölgesel ittifaklarda da güçlü bir şekilde korunuyor. Kırgızistan'ın başkentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinde Devlet Başkanı Vladimir Putin bir dizi önemli belge imzaladı:
Zirve sonunda, ABD ve İsrail'in İran ve bağlantılı güçlere karşı askeri eylemlerini sert bir dille kınayan ortak bir bildiri kabul edildi;
Belgede, Batı'nın ŞİÖ üyesi birçok ülkeye, özellikle de Rusya'ya karşı uyguladığı tek taraflı yaptırımlara açıkça itiraz edildi.
Vladivostok'taki ekonomik forum: 80 ülke delegasyonu
ŞİÖ toplantısının ardından Rusya'nın doğusunda başlayan Doğu Ekonomik Forumu (VEF), ülkeye yönelik küresel ilginin sönmediğini gösterdi. Foruma dünyanın 80 ülkesinden resmi ve iş dünyası delegasyonları katıldı. Katılımcılar, Asya-Pasifik bölgesindeki ticari ilişkileri geliştirmeyi, yatırım çekmeyi ve yeni lojistik koridorlar oluşturmayı görüştü.
Foreign Policy analistlerinin vardığı sonuca göre, Batı başkentlerinin baskısına rağmen Moskova, dünya nüfusunun ve küresel ekonominin önemli bir kısmını oluşturan ülkelerle işbirliğini tutarlı bir şekilde sürdürüyor ve Asya rotası üzerinden kısıtlamaları aşmayı başarıyor.
Sizce Batı'nın Rusya'yı tamamen diplomatik ve ekonomik olarak yalnızlaştırma politikası neden beklenen sonucu vermedi? Bu, dünya sahnesinde çok kutuplu yeni bir sistemin tamamen şekillendiği anlamına mı geliyor? Analizlerinizi yorumlarda paylaşın!






















Yorumlar 0
…