
2026 yılına girilmesiyle birlikte Özbekistan’da çevresel güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma, devlet gündeminin en temel yönlerinden biri hâline geldi. Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Saida Mirziyoyeva, Alter Ego projesine verdiği röportajda reformların genel tablosunu değerlendirirken, toplumun düşünce yapısı ve iş kültürü köklü biçimde yenilenmedikçe çevredeki gerçek değişimlerin hızlıca görünür olmayacağını vurguladı. Ona göre sağlık, eğitim ve ekoloji alanındaki girişimler uzun soluklu bir “maraton”dur; sonuç, yıllar süren sistemli emekle gelir. Bu konuda upl.uzhaberveriyor.
Görüşmenin en hassas noktalarından biri Taşkent’teki hava kalitesi oldu. Saida Mirziyoyeva, geçen yılın sonunda devlet başkanı tarafından kirliliği azaltmaya yönelik acil önlemler paketinin onaylandığını hatırlattı. Bu plan kapsamında kaynaklar seferber edildi, denetim yetkileri genişletildi, kolluk kuvvetlerinin katılımıyla denetimler artırıldı ve kısa sürede emisyon kaynakları üzerinde daha sıkı kontrol sağlanarak olumlu gelişmeler kaydedildi.
Yönetim, çevre reformlarında kişisel örnek olmayı ve günlük yaşam kültürünü de önemli bir “oyun unsuru” olarak görüyor. Saida Mirziyoyeva, evinde sıcaklığı 21–23 derece civarında tuttuğunu söyleyerek bunun yalnızca enerji verimliliğini artırmakla kalmayıp çocuk sağlığına ilişkin tıbbi tavsiyelerle de uyumlu olduğunu belirtti. Almanya ve Güney Kore deneyimini örnek göstererek, odada ısıyı makul seviyede tutup daha kalın giyinme alışkanlığının Özbekistan’da da aşamalı olarak yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
Girişimcilik sektörüyle çalışmada ise çevresel sorumluluğun iş yapmanın zorunlu standardına dönüşmesi gerektiği vurgulandı. Şu anda girişimcilere çevre güvenliği gereklilikleri konusunda eğitimler güçlendiriliyor; üretim tesislerinde modern filtreleme sistemlerinin kurulması temel şart olmaya devam ediyor. Saida Mirziyoyeva’ya göre zorunlu tedbirler ve sistemli izleme sonuç veriyor; bir sonraki aşamada ulaşım alanında da şartlar sıkılaşacak ve teknik durumdan sorumluluk vatandaşların kendisine de ait olacak.
Ona göre dünya görüşündeki dönüşüm her şeyden önce eğitimle başlamalı. Saida Mirziyoyeva, mezunlarda liderlik becerilerine ilişkin sorunları analiz ederken Sovyet döneminden kalan “kolektivizm”in bireysel girişimi bastırdığını vurguladı. Eğitim sisteminin teknolojik hızın gerisinde kalmadan gençlerin bilincine kişisel sorumluluğu—kendi geleceği ve çevre için sorumluluk duygusunu—yerleştirmesi gerektiği ifade edildi. “Devlet her şeyi çözer” şeklindeki pasif bekleyiş yaklaşımı kaybeder; kazananlar sorumluluğu üstlenebilenler olur.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in aralık ayındaki konuşmasında 2026 için ekolojinin öneminin ekonomik göstergelerle eşit düzeye konulduğu hatırlatıldı. Program hedefleri arasında şehirlerde geniş çaplı ağaçlandırma, su kayıplarını azaltmak için sulama kanallarını kapalı sisteme geçirmek, çevre dostu toplu taşımayı geliştirmek ve sanayide sıkı ekostandartlar uygulamak yer alıyor. Ekoloji gündemi artık sadece bir beyan değil; uygulamaya ve sıkı idari denetime geçmiş durumda.
“Yashil Makon” programı kapsamında ülkede ağaçların dijital haritası oluşturuldu. Bu, dikilen fidan sayısını takip etmeyi ve her bir ağaca sorumlu bir çalışan ya da kuruluş atamayı mümkün kılarak, bölgenin kurak iklim koşullarında fidanların tutma oranını artırmaya hizmet ediyor.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!Меҳмон grubundaki ziyaretçiler bu yayına yorum yapamaz.