İran'ın anma gecesi bir başka gösteriye dönüştü

Fotoğraf: Aghasht/Middle East Images/IMAGO
17 Şubat Salı günü İran'da hükümet karşıtı protestolarda hayatını kaybedenlerin anısı bir kez daha gündeme geldi. Birçok şehirde anma törenleri düzenlendi ve bazı yerlerde güvenlik güçleriyle yeni çatışmalar yaşandığı bildirildi.
En çok konuşulan sahnelerden biri Abadan'daydı: Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, insanların çiçekler ve ölenlerin fotoğraflarını taşıdığı ve hükümet karşıtı sloganlar attığı görüldü. Bazı videolarda, silah sesleri arasında kalabalığın panikleyerek her yöne dağıldığı gösterildi.
Meşhed'deki anma töreninde de "Bir kişi öldü - arkasında binlerce kişi var" gibi sloganların atıldığı bildirildi. Genel olarak, bu seferki anma törenleri, "sessizce oturup anmak"tan ziyade, toplumdaki derin acıyı ve birikmiş öfkeyi yansıtıyor gibiydi.
Aynı zamanda, yetkililer Tahran'da resmi bir tören de düzenledi. Törene İmam Khomeini Büyük Türbesi'nde, katılımcıların bayraklar ve kurbanların portrelerini taşıdığı ve devletin tutumuyla tutarlı sloganlar attığı bildirildi. Törene, Başkan Yardımcısı Muhammed Rıza Aref de dahil olmak üzere üst düzey yetkililer katıldı.
Tasnim'e göre, İslam Devrim Muhafızları Komutanı İsmail Kayni, etkinlikte yaptığı sert açıklamada, "kargaşayı destekleyenler suçludur ve sonuçlarına katlanacaklardır" dedi.
Bu olayların kökeni, Aralık 2025'te başlayan protestolara dayanıyor: Uluslararası medya raporlarına göre, başlangıçta ekonomik nedenlerle başlayan protestolar, hızla siyasi bir boyut kazandı ve ülke geneline yayıldı. Bu süreçte, iletişim kısıtlamaları ve internet kesintilerinin yanı sıra güç kullanımına dair birçok rapor da yer aldı.
Kurban sayısı konusunda rakamlar büyük farklılıklar gösteriyor. Hükümet 3.117 ölüm bildirdi (siviller ve güvenlik personeli dahil). Ancak bağımsız raporlar bu rakamı çok daha yüksek gösteriyor: ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı en az 7.005 ölüm bildirdi. Bu nedenle, olayların tam boyutunu bağımsız olarak doğrulamanın zor olduğu sıklıkla vurgulanmaktadır.
Kısacası, 17 Şubat anma törenleri, toplumdaki yaraların henüz iyileşmediğinin bir hatırlatıcısıydı. Bir taraf "kontrol" diyor, diğer taraf "adalet" diyor - ve bu iki kelime arasında binlerce insanın kaderi asılı duruyor. Şimdi büyük soru şu: Önümüzdeki günler "sakinlik" mi getirecek yoksa yeni bir dalga mı yükselecek?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!