İran'ın karşılıklı saldırıları Orta Doğu'yu yeni bir seviyeye taşıdı

Orta Doğu'daki durum daha sert, daha tehlikeli ve daha belirsiz hale geldi. 28 Şubat'ta, İran'ın ABD ve İsrail'in İran topraklarına yönelik ortak saldırılarına yanıt olarak İsrail'e düzinelerce füze fırlattığı bildirildi. İsrail Savunma Ordusu - SAHAL - da İran topraklarından İsrail yönüne füze fırlatıldığını bildirdi. Aynı zamanda, İsrail'in hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve tehdidi ortadan kaldırmak için acil önlemler alındığı belirtildi. Reuters ve diğer uluslararası kaynaklar da İran tarafından İsrail'e füze fırlatıldığını doğruluyor.
Bu haberin ardından İsrail genelinde bir hava uyarısı duyuruldu ve sakinlere barınaklarda kalmaları tavsiye edildi. Ülkenin çeşitli bölgelerinde sirenlerin çalındığı ve gökyüzünde hava savunma sistemlerinin aktif olarak çalıştığı bildirildi. Bu, basit bir siyasi çatışmanın değil, doğrudan bir askeri geri tepme aşamasının başladığı anlamına geliyordu.

Fotoğraf: REUTERS/Rami Shlush
Buna karşılık, İran İslam Devrimi Muhafızları Birliği, bu saldırıları İran'a yönelik saldırılara yanıt olarak nitelendirdi. İran tarafı bunu "ilk dalga" olarak nitelendirdi ve gerekirse yanıt önlemlerinin devam edebileceğini belirtti. Al Jazeera'nın canlı yayınında da İran'ın füze ve dronlarla geniş çaplı bir karşı saldırı başlattığı belirtildi.
Durum sadece İsrail ile sınırlı değildi. Bazı haberlere göre, İran'ın saldırıları Katar, Bahreyn, BAE ve diğer Körfez ülkeleri yakınlarındaki ABD askeri tesislerine de yönlendirildi. Özellikle, Reuters, The Guardian ve diğer kaynaklar, Katar'daki El-Udeid hava üssü etrafında hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini, Bahreyn'de patlama seslerinin duyulduğunu ve Abu Dabi'de de yüksek seslerin kaydedildiğini bildiriyor. Bu, çatışmanın artık sadece iki ülke arasında değil, tüm bölgenin güvenliğini doğrudan etkileyeceğini gösteriyor.
Bahreyn tarafından yayınlanan ön bilgilere göre, Manama'daki ABD Beşinci Filosu'na bağlı servis noktaları füze tehlikesi altında. Aynı zamanda, internette olası şokları gösteren videolar da yayılmaya başladı. Bu tür personel her zaman tam olarak doğrulanmış bir kaynak değildir, ancak bölgedeki endişe ortamının ne kadar yoğunlaştığını bir kez daha gösteriyor.
İran tarafından yapılan açıklamalar daha da sert bir tonla yankılandı. Bazı İran yetkilileri, ABD ve İsrail'in Orta Doğu'daki "tüm varlıklarının ve çıkarlarının" İran için meşru bir hedef haline geldiğini söyledi. Bunun artık kısa ve sınırlı bir yanıt değil, zamanla bağlantılı olmayan, kademeli olarak artan karmaşık bir karşı tepki olduğunu savundular. Bu tür açıklamalar, bölgedeki tehlikeleri daha da artırıyor, çünkü askeri operasyonların devam etme olasılığını artırıyor.
Bundan önce, ABD ve İsrail'in İran topraklarına ortak saldırıları uluslararası kaynaklar tarafından geniş çapta ele alındı. Reuters'a göre, operasyon İran'ın askeri ve siyasi liderliğine, füze yeteneklerine ve nükleer programla ilgili altyapıya baskı yapmak amacıyla gerçekleştirildi. İsrail Savunma Bakanı bunu "önleyici bir darbe" olarak nitelendirdi, ABD Başkanı Donald Trump ise "büyük ölçekli muharebe operasyonlarının" başladığını söyledi.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da halka hitap ederek, ortak operasyonu İran'dan gelen tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik bir eylem olarak gösterdi. Birkaç güvenilir kaynak, ABD Savunma Bakanlığı'nın operasyonları için "Epic Fury" adını kullandığını bildiriyor. Aynı zamanda, İsrail tarafının operasyonunu ayrı bir isimle adlandırdığına dair de bilgi var.
Metinde bahsedilen bir diğer önemli arka plan, 2025'teki benzer bir şiddetli çatışmadır. Uluslararası kaynaklar, İsrail ve İran arasında 2025'te de 12 günlük bir savaşa dönüşen ciddi bir askeri artanın gözlemlendiğini hatırlatıyor. Bu nedenle, bugünkü olaylar bir günlük çatışma değil, son yıllarda yoğunlaşan çatışmanın yeni, daha tehlikeli bir devamıdır.
Trump'ın İran halkına yaptığı hitap, rejim değişikliğine işaret eden açıklamalar ve savaşı kısa sürede sona erdirme çağrısı da bilgi alanında büyük bir yankı uyandırdı. Ancak, bu tür planlar ve zaman çizelgeleri hakkındaki tüm iddialar şu anda hızla değişen bir ortamda dile getiriliyor, bu nedenle her birine dikkatli bir şekilde bakılmalıdır. Şimdilik en belirgin şey, Orta Doğu'nun bir kez daha büyük bir askeri sınava maruz kaldığı ve bu çatışmanın önümüzdeki saatlerde nasıl ilerleyeceği tüm dünyanın odak noktası olacağıdır.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!