İlon Musk’ın babası Ukrayna’daki demokrasiyi nasıl değerlendirdi?

Amerikalı milyarder İlon Musk’ın babası, Güney Afrikalı iş insanı Errol Musk, Ukrayna’daki siyasi duruma sert tepki gösterdi. RIA Novosti’ye verdiği röportajda ülkeyi demokratik bir devlet olarak görmediğini söyleyen Musk, temel itirazlarından biri olarak seçimlerin yapılmamasını gösterdi.
Ancak Ukrayna’da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılmaması meselesi, siyasi tartışmaların yanı sıra ülkede yürürlükte olan sıkıyönetim ve bunun hukuki düzeniyle de bağlantılı. Ukrayna mevzuatı, sıkıyönetim sırasında cumhurbaşkanlığı, parlamento ve yerel seçimlerin yapılmasını yasaklıyor.
Errol Musk’ın yanıtı kısa ve sert oldu
RIA Novosti ile yaptığı söyleşide Errol Musk’a Ukrayna’yı demokratik bir ülke olarak görüp görmediği soruldu.
Şöyle yanıt verdi:
«Hayır, öyle değil»,
dedi.
Musk, tutumunu Ukrayna’da ülke çapında seçimlerin yapılmamasıyla açıkladı. Daha önce de Vladimir Zelenskiy’nin cumhurbaşkanlığı yetkileri ve seçimler konusunda eleştirel görüşler dile getirmişti.
2024’te seçimler neden yapılmadı?
Ukrayna Anayasası’na göre bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi, cumhurbaşkanının görev süresinin beşinci yılının mart ayının son pazar günü yapılmalı. Bu kurala göre 2024’teki seçim tarihi 31 Mart’a denk geliyordu.
Ancak Şubat 2022’de Rusya’nın geniş çaplı işgali başladıktan sonra Ukrayna’da sıkıyönetim ilan edildi. Ukrayna mevzuatı, sıkıyönetim döneminde cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılmasını doğrudan yasaklıyor. Bu nedenle 2024’te cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmadı.
Bu noktada önemli bir fark var: Seçimlerin yapılmamasının temelinde genel seferberliğin kendisi değil, sıkıyönetimin hukuki rejimi bulunuyor.
Zelenskiy’nin yetkileriyle ilgili tartışma nereden kaynaklandı?
Vladimir Zelenskiy, 2019’da beş yıllık bir dönem için cumhurbaşkanı seçildi. Bu nedenle Mayıs 2024’ten sonra statüsü, Ukrayna’daki savaş etrafındaki siyasi tartışmaların en hararetli konularından biri hâline geldi.
Rusya yönetimi ve çok sayıda eleştirmen, Zelenskiy’nin olağan beş yıllık görev süresinin sona erdiğini öne sürerek meşruiyetini sorgulamaya devam ediyor.
Bununla birlikte Ukrayna Anayasası’nın 108. maddesinde cumhurbaşkanının yeni seçilen cumhurbaşkanı göreve başlayana kadar görevlerini yerine getirmeye devam edeceği belirtiliyor. Bu nedenle Kiev yönetimi, Zelenskiy’nin sıkıyönetim koşullarında da devlet başkanlığı görevini hukuka uygun şekilde sürdürdüğünü vurguluyor.
Yani «beş yıllık görev süresi sona erdi» ve «cumhurbaşkanının yetkileri otomatik olarak sona erdi» ifadeleri hukuken aynı anlama gelmiyor.
2026’da da sıkıyönetim devam ediyor
Seçim meselesi hâlâ çözüme kavuşmuş değil.
Zelenskiy, 13 Temmuz 2026’da sıkıyönetimi yeniden uzatan kararnameyi imzaladı. Ukrayna parlamentosu kararı onayladı ve sıkıyönetim 2 Ağustos 2026’dan itibaren 90 gün daha uzatıldı.
Ukrayna Yüksek Radası bünyesinde seçim mevzuatı üzerinde çalışan özel grup da Mayıs 2026’da, sıkıyönetim yürürlükteyken seçim yapılmasının mümkün olmadığı konusunda fikir birliği bulunduğunu açıkladı. Şu anda esas dikkat, savaş sonrası seçimlerin nasıl düzenleneceği meselesine yönelmiş durumda.
Seçim meselesi neden bu kadar karmaşık?
Savaş koşullarında seçim düzenlemek, yalnızca oy verme tarihini belirlemekle çözülemiyor.
Cephedeki askerlerin oy kullanması, milyonlarca ülke içinde yerinden edilmiş kişi ile yurt dışındaki vatandaşların katılımının sağlanması, Rusya’nın kontrolündeki bölgelerde yaşayanların durumu, sandık güvenliği ve siyasi kampanya için eşit koşullar oluşturulması gibi sorunlar bulunuyor. Bu nedenle Ukrayna’daki siyasi çevrelerde seçimlerin düzenlenmesine ilişkin ayrı bir hukuki mekanizma hazırlanması tartışılıyor.
«Demokrasi yok» değerlendirmesi ne anlama geliyor?
Errol Musk’ın Ukrayna’nın demokratik bir devlet olmadığı yönündeki sözleri, onun siyasi değerlendirmesidir.
Seçimlerin düzenli olarak yapılması demokrasinin temel koşullarından biri olsa da bir ülkenin demokratik ya da demokratik olmayan bir ülke olarak değerlendirilmesi yalnızca tek bir ölçütle sınırlı değil. Siyasi rekabet, ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı, medeni haklar ve iktidarın hesap verebilirliği de önemli göstergeler sayılıyor.
Ukrayna’da ise bu tartışma, devam eden savaş ve sıkıyönetim koşullarındaki istisnai bir durum çerçevesinde yaşanıyor.
Bu nedenle Errol Musk’ın açıklaması yeni siyasi tartışmalara yol açabilir; ancak seçimlerin yapılmamasının Ukrayna mevzuatındaki sıkıyönetim rejimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu da dikkate almak gerekiyor.
Görüşünüzü yorumlarda paylaşın ve makaleyi Telegram veya diğer sosyal ağlar üzerinden tanıdıklarınızla paylaşın.





















Yorumlar 0
…