ABD-İran Savaşının Genişlemesi ve Suudi Arabistan’ın Jeopolitik Tuzağı

Babülmendep ve Hürmüz boğazlarındaki gerilim dünya enerji piyasasını sarsıyor. Kaynak: Houthi Military Media / REUTERS vasıtasıyla.
Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki tırmanış tehlikeli bir aşamaya girdi. Washington'ın bölgede net bir savaş stratejisi ve nihai bir «zafer projesi» yok; ABD'nin saldırılarındaki temel amaç Tahran'ı cezalandırmak, korkutmak ve kendi şartlarını kabul ettirmektir. Ancak İran geri adım atmak niyetinde değil ve Washington'a misillemede bulunmaya çalışıyor.
Zamin.uz ABD-İran çatışmasının yeni aşaması, petrol krizi ve Suudi Arabistan karşı karşıya olduğu jeostratejik çatışmaları kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.
1. Babülmendep'te Saldırı: Husiler Savaşa Tamamen Dahil Oldu
ABD ile İran arasındaki gerilimin arka planında, Tahran'ın bölgedeki en büyük müttefiklerinden biri olan Yemen'deki «Ensarullah» (Husiler) hareketi savaşa tamamen katıldı.
Tankerlere Saldırı: Kısa süre önce Husiler, Babülmendep Boğazı'nda Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerine saldırı düzenledi. Can kaybı yaşanmasa da tankerler ve taşıdıkları petrol tamamen imha edildi.
Küresel Enerji Krizi: İran tarafından Hürmüz Boğazı'nın ve Husiler tarafından Babülmendep'in fiilen abluka altına alınması dünya ekonomisine ve enerji sektörüne ağır bir darbe vurdu. Petrol fiyatları keskin bir şekilde yükselerek varil başına 100 dolar psikolojik eşiğine ulaştı.
Husilerin Gerekçeleri: Hareket temsilcileri bu eylemi «Suudi tarafının belirlenen kurallara uymaması» ve «12 yıllık savaşın intikamı» olarak açıkladı.
2. Riyad'ın Zor Seçimi: İki Ateş Arasındaki Suudi Arabistan
Suudi Arabistan bu kez Yemen'de askeri operasyon düzenlemekten kaçınıyor. Riyad, uzayan savaşların devletleri zayıflatacağını, silah stoklarını tüketeceğini ve nihayetinde İsrail'e kaçınılmaz bir üstünlük sağlayacağını çok iyi biliyor.
Jeopolitik Anlam:
Bugünkü ABD-İran savaşının merkezinde bölgedeki hegemonya meselesi yer alıyor. Washington etkisini korumak isterken, İran mevcut statükoyu bozmaya çalışıyor. Suudi Arabistan ise kendi iç jeostratejik krizini yaşıyor: Tahran'ın aşırı güçlenmesi de tamamen çökmesi de Riyad için aynı derecede tehlikelidir. Eğer İran çökerse, İsrail'in bölgesel saldırganlığı ve ABD baskısı daha da artacaktır.
Suudi Arabistan ve Bölgesel Güçler Dengesi
Devlet / Güç | Riyad'ın Tutumu ve Yaklaşımı | Temel Jeopolitik Risk |
ABD | Sadık müttefiklikten çok yönlü politika geçişi yaşanıyor | İsrail'in çıkarları uğruna Arap müttefiklerini yüzüstü bırakması |
İsrail | «Büyük İsrail» projesi ve Gazze'deki eylemleri Riyad'da endişe yaratıyor | Bölgede tek askeri ve siyasi güç haline gelmesi |
BAE | Suudi Arabistan'a alternatif ve bazen karşı bir proje olarak ortaya çıkıyor | İsrail'e yönelmesi nedeniyle Arap dünyasında bölünme |
Türkiye ve Katar | Gizli veya açık bir rakip olarak görülüyor (örneğin Suriye'deki etki) | Ankara ve Doha'nın İran yanlısı bir politika izlemesi |
3. ABD'nin 30 Yıllık «Nükleer Programı» ve Suudi Stratejisi
Suudi Arabistan'ı kendi kampında tutmak için Washington, Riyad'a 30 yıllık bir süre için tasarlanmış barışçıl atom programını teklif ediyor. Hatta uranyum zenginleştirme çalışmalarının Suudi Arabistan topraklarında gerçekleştirilmesine izin verilmesi de öngörülüyor.
Bu adım aracılığıyla ABD, çok yönlü bir politikaya yönelen krallığı kendi etki alanında tutmak istiyor.
Liderlik İddiası: Suudi Arabistan kendini başkalarını takip eden değil, Arap ve İslam dünyasının peşinden sürükleyen lider bir devlet olarak görüyor.
İrade ve Kaynak Eksikliği: Suudi Arabistan'ın kendi jeopolitik kutbunu yaratması için şimdilik cesaret, tam jeopolitik özgürlük ve stratejik düşünce yetersiz kalıyor.
Temkinli Gözlemci: Riyad acele etmiyor. Dünyadaki güç dengelerinin değiştiği bir dönemde değişiklikleri gerçekleştiren değil, yaşanan süreçlerden temkinli bir şekilde yararlanan statüsünde kalmaya devam ediyor.
Bu önemli jeopolitik analizi sevdiklerinizle paylaşın!
Orta Doğu'daki gerilim ve enerji piyasasındaki dalgalanmalar tüm dünya ekonomisini doğrudan etkilemektedir.
Bu sıcak ve analitik makaleyi hemen arkadaşlarınıza ve jeopolitikayla ilgilenen yakınlarınıza gönderin!
Sizce petrol fiyatları 100 doları aşacak mı ve Suudi Arabistan ABD'nin nükleer teklifini kabul edecek mi? Düşüncelerinizi yorumlarda bırakın!






















Yorumlar 0
…