Cristiano Ronaldo, Jorge Jesus ile yaşadığı krizin "ikinci sırrını" açıkladı

Cristiano Ronaldo, Jorge Jesus ile yaşadığı krizin "ikinci sırrını" açıkladı

Cristiano Ronaldo Jorge Jesus ile Portekiz milli takımının son kampında yaşanan kriz hakkındaki açıklamalarını sürdürdü. Portekizli yıldız, teknik direktörle yapılan kapalı görüşmede net bir anlaşmaya varıldığını, hatta bu anlaşmanın yazılı olarak kayıt altına alındığını belirtti. Ancak Jesus, sonraki basın toplantısında bu anlaşmayla çelişen bir tutum sergiledi.

Ronaldo, krizin en sancılı noktasının tam olarak bu olduğunu vurguladı. Ona göre Jesus, kendisine özel olarak söylediklerini basın önünde tekrarlayacağına dair söz vermişti ancak bu gerçekleşmedi.

«Böylece bu, Jesus'un bana verdiği sözü ikinci kez tutmaması oldu.»

Bu açıklama, krizin arkasında basit bir taktiksel kararın değil, bir güven ve mutabakat meselesinin yattığını gösteriyor.

Ronaldo taraftarlardan neden özür diledi?

Norveç maçı sonrası Ronaldo'nun taraftarları selamlamaya gitmemesi de büyük tartışmalara yol açmıştı.

Futbolcu bu hareketini gizlemedi ve hatasını açıkça kabul etti.

«Maçın sonunda tek bir şey istedim; takımın galibiyetle sahadan ayrılması ve yalnız kalmak. Bu yüzden taraftarları selamlamaya gitmedim. Bu tamamen benim sorumluluğumdaki bir hataydı ve olmamalıydı.»

Ronaldo, Portekiz taraftarlarından ve kendisini görmek için stadyuma gelen diğer insanlardan özür diledi.

Bu hareketin ülkeye veya taraftarlara yönelik bir tutumun ifadesi değil, o anki duygusal durumun bir sonucu olduğunu vurguladı.

48 saat sonra ciddi bir görüşme gerçekleşti

Ronaldo'nun ifadesine göre, olaylardan 48 saat sonra Jorge Jesus ve Simao Coutinho ile bir araya geldi.

Simao Coutinho, önceki müzakerelerde de yer aldığı için görüşmeye dahil edildi.

«Görüşme çok ciddi ve şeffaf geçti. Hiçbir şeyi gizleme veya konuyu yumuşatma çabası olmadı.»

Taraflar krizin nasıl çözülebileceği konusunda anlaştılar.

Ronaldo'nun versiyonuna göre tek yol, Jesus'un kapalı kapılar ardında söylediklerini basın toplantısında da açıkça dile getirmesiydi.

Jesus basında neleri kabul etmeliydi?

Ronaldo'ya göre anlaşma çok netti.

Teknik direktörün basın toplantısına tam olarak bu konuyla başlaması, gerçeği söylemesi ve duruma nokta koyması gerekiyordu.

Ona göre Jesus'un şu noktaları açıkça kabul etmesi gerekiyordu:

  • Milli takım kamp planını Ronaldo'nun değil, bizzat teknik direktörün önerdiği;

  • Ronaldo'nun ondan herhangi bir dakika oynama talebinde bulunmadığı;

  • Norveç maçında Ronaldo'yu ısınmaya çıkarıp ardından oyuna almamanın teknik direktörün hatası olduğu;

  • gelecekte böyle bir durumun tekrarlanmayacağı.

Ronaldo, görüşme sonunda Jesus'un kendisine sarılmasını istediğini ve basın toplantısında anlaşılanları anlatacağına söz verdiğini belirtti.

Bundan sonra Ronaldo'nun Danimarka maçında oynamaması, "Dragao"daki maçta ise sahaya çıkması gerekiyordu.

Hatta yazılı bir belge bile hazırlandı

Krizin en ilginç yanlarından biri, Ronaldo'nun belirttiği gibi, anlaşmanın sözlü düzeyde kalmamasıydı.

Jesus'un talebi üzerine kendisi, Simao Coutinho ve Tiago Craveiro arasında bir video konferans gerçekleştirildi.

Orada daha önce tartışılan konular bir kez daha dile getirildi.

Ardından kısa bir belge hazırlandı. Ronaldo bunu şahsen onayladığını ve Jesus'un bilgisi dahilinde kendisine iletildiğini söyledi.

Ancak tam da bundan sonra durum yeniden gerildi.

«Onun pozisyonu tamamen farklıydı»

Ronaldo'ya göre Jesus, basın toplantısında kapalı görüşmedeki pozisyonundan tamamen farklı bir tutum sergiledi.

«Kendime yakıştıramadığım ifadeler ve sert bir tavır duydum. Basın toplantısındaki 'ben isterim, ben yaparım ve ben emrederim' tarzındaki tutumu, bir gün önceki kapalı görüşmemizde hiç yoktu.»

Ronaldo burada önemli bir kanıt daha sundu; onayladığı notlarda Jesus'un sözlerinin net bir şekilde yazılı olduğunu belirtti.

Jesus'un kendisi Ronaldo'yu savundu

Ronaldo'nun sunduğu kayıtlara göre, Jesus basın toplantısında Ronaldo hakkında çok olumlu ifadeler kullanmalıydı.

Jesus'un kayıtlı pozisyonuna göre, milli takımdaki sezon planını bizzat kendisi önermiş ve Ronaldo bu planı kabul etmişti.

Teknik direktör ayrıca Ronaldo'nun Portekiz milli takımı için önemini özellikle vurgulamalıydı.

«Onun milli takımda ne kadar yaşadığını ve takımı ne kadar sevdiğini çok iyi biliyorum. Ayrıca dünya futbolundaki, özellikle 24 yıl boyunca milli takıma gösterdiği olumlu etkiyi ve önemi de çok iyi anlıyorum.»

Jesus, Ronaldo'nun sunduğu kayıtlara göre, futbolcunun kendisine önerilen plandan asla şüphe duymadığını da söylemişti.

«Kendini örnek, sadık ve profesyonel bir şekilde tuttu.»

«Onu ısıtıp oyuna almamam benim hatam»

Jesus'un Ronaldo tarafından aktarılan açıklamasındaki en önemli noktalardan biri Norveç maçıyla ilgili.

Kayıtlı fikrine göre, Norveç maçı başlangıçta Ronaldo için hazırlanan plana dahil değildi.

Ancak ilk maçtan sonra fiziksel durumunun iyi toparlandığını gören Jesus, Ronaldo'dan yararlanılabileceği kararına vardı.

Ronaldo bu kararı kabul etti.

Ancak Jesus'un kendisi daha sonra bu kararda hata yaptığını kabul etmeliydi.

«Pele veya Maradona seviyesindeki bir futbolcuyu ısınmaya çıkarıp ardından oyuna almamak benim hatam. Bugün olsa bunu yapmazdım.»

Bu sözler Ronaldo için krizin çözülmesine yetebilirdi.

Çünkü futbolcu, basın toplantısında tam olarak bu itirafı beklediğini söylüyor.

Jesus, Ronaldo'nun milli takımda kalmasını istedi

Ronaldo'nun sunduğu kayıtlarda Jesus'un bir başka önemli fikri daha var.

«Bu konuya nokta koymak için söylüyorum: Ben Cristiano'nun milli takımda olmasını istiyorum. Sadece biraz değil, çok istiyorum.»

Jesus, Ronaldo'nun kendisine de güvendiğini vurguladı.

Hatta Ronaldo'nun Al-Nassr'da da ona güvendiğini hatırlattı.

Taraftarlarla selamlaşmama meselesinde ise Jesus, Ronaldo'yu savundu.

«Milli takım formasıyla 230'dan fazla maça çıkmış bir futbolcu, benden Portekiz sevgisi dersi almaz.»

Jesus bunu duygusal bir anın sonucu olarak değerlendirdi.

«Var olmayan sorunlar yaratmaya gerek yok. Mutlu olmadığımızda bazen duygusal tepkiler veririz. Bu da sadece buydu.»

Ancak Ronaldo için bir konu açık kaldı

Ronaldo'nun açıklamasında bir başka önemli nokta daha var: Sunduğu kayıtların hiçbirinde Jesus'un kendisinden özür dilemesi gerektiğine dair bir ifade olmadığını özellikle vurguladı.

Yani futbolcunun yorumuna göre konu kişisel bir özür değil, anlaşılan gerçeği açıkça söylemekti. Ronaldo, Jesus'tan kapalı görüşmede söylediklerini basın önünde onaylamasını bekliyordu.

Ronaldu Jezusdan matbuot oldida yopiq suhbatda aytganlarini tasdiqlashni kutgan.

Ancak ona göre bu gerçekleşmedi.

Bu yüzden Portekizli yıldız krize kendi bakış açısıyla nihai değerlendirmesini yaptı:

«Böylece bu, Jesus'un bana verdiği sözü ikinci kez tutmaması oldu.»

Bu açıklamadan sonra krizin merkezinde futbolcunun oyuna alınıp alınmaması değil, iki taraf arasındaki mutabakat, güven ve verilen sözün tutulması meselesi kalıyor.

Ronaldo pozisyonunu açıkça belirtti. Şimdi futbol dünyasındaki temel soru, Jorge Jesus'un bu olaylara Ronaldo'nun sunduğu kanıtlar temelinde nasıl yanıt vereceği.

Portekiz milli takımındaki kriz böylece basit bir oyuncu değişikliği veya taktiksel karardan daha büyük bir boyut kazandı. Çünkü Ronaldo'nun sözlerine göre, sahadaki bir kararın arkasında önceden kapalı şekilde mutabık kalınan bütün bir plan yatıyordu.

Yorumlar 0

…

İlgili haberler