ABD'nin İran'daki 8.000'den fazla hedefe saldırdığı bildirildi

ABD Merkez Komutanlığı'ndan Amiral Brad Cooper'a göre, savaşın başlamasından bu yana ABD ordusu İran'da 8 binden fazla hedefe saldırı düzenledi. Cooper, çatışma dördüncü haftasına girerken 21 Mart'ta bu rakamı açıkladı ve kampanyayı Tahran'ın askeri kabiliyetlerini zayıflatmaya yönelik büyük bir çaba olarak sundu.
Cumartesi günü yapılan kısa bir operasyonel güncellemede Cooper, İran'ın muharebe kapasitesinin önemli ölçüde azaldığını söyledi. Tahran'ın 130 deniz aracını kaybettiğini ve deniz kuvvetlerinin artık etkili biçimde işlemediğini öne sürdü. Amirale göre İran'ın taktik savaş uçakları da artık düzenli olarak uçmuyor, füze ve drone fırlatmaları ise savaşın başlangıcına kıyasla daha seyrek hale geldi.
Aynı zamanda, Washington'ın çatışmadaki daha geniş hedefleri konusunda önemli sorular sürüyor. The New York Times, bombardımanın ölçeğine rağmen ABD'nin bu kampanya yoluyla nihayetinde neyi başarmayı umduğunun hâlâ belirsiz olduğunu bildirdi. Saldırıların sayısı artmaya devam ederken ve çatışmalar bir haftaya daha uzarken, bu belirsizlik dikkat çekti.
Cooper ayrıca, ABD ordusunun iki gün önce hassas güdümlü füzeler kullanarak kendi tarihinde en uzun menzilli topçu saldırıları olarak tanımladığı harekâtı gerçekleştirdiğini söyledi. Bu saldırının İran askeri altyapısını yok ettiğini ve ABD silahlı kuvvetlerinin benzeri görülmemiş erişimini ve yıkıcı gücünü gösterdiğini ifade etti. Ancak, söz konusu tam mesafeyi belirtmedi ve vurulan hedefleri açıklamadı.
The New York Times'a göre, ABD'li yetkililerin anlattığı hasara rağmen İran, İsrail'e ve bölgedeki bazı Amerikan ortaklarına füze ve drone göndermeyi sürdürdü. Haberde ayrıca Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği hâlâ aksatabildiği, bunun da bölgesel güvenliği etkileme kapasitesinin ortadan kalkmadığını gösterdiği belirtildi.
Son açıklamalar, ABD'nin İran ordusuna ciddi kayıplar verdirdiğine inansa da savaşın çözülmekten hâlâ çok uzak olduğunu gösteriyor. İran'ın misilleme saldırılarını sürdürmeye ve kilit deniz yolları üzerinde baskı kurmaya yetecek kadar kapasiteyi koruduğu anlaşılıyor; bu da mevcut kampanyanın belirleyici bir sonuç üretmesinin ne kadar hızlı olabileceğine dair kuşkuları artırıyor.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!