Körfez ülkeleri İran'a karşı savaşa katılmak üzere

Orta Doğu'daki silahlı çatışmaların girdabı giderek genişliyor ve bölgenin büyük devletlerini de içine çekiyor. Daha önce İran ile doğrudan savaştan kaçan Körfez ülkeleri, şimdi Tahran'a karşı sert önlemler almaya zorlanıyor. Zamin.uz, "The Wall Street Journal" tarafından sağlanan sansasyonel verilere dayanarak durumu analiz ediyor.
Orta Doğu'daki gerilim yeni bir seviyeye yükseldi. ABD'nin bölgedeki ana müttefikleri olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Tahran'ın sürekli saldırılarının ardından konumlarını önemli ölçüde değiştiriyor. İran'ın Ras Laffan enerji merkezi ve Kırmızı Deniz'deki önemli nesnelere yaptığı saldırılar, Arap dünyasının sabrını dolandırdı.
Suudi Arabistan: Hava Üsleri Açılıyor
Daha önce hava sahasının İran'a saldırmak için kullanılmasına izin vermeyeceğini söyleyen Riyad, şimdi planlarını gözden geçirdi.
- Kral Fahd Üssü: Suudi hükümeti, ABD ordusunun bu stratejik üssü kullanmasına izin verdi.
- Veliaht Prens pozisyonu: Muhammed bin Salman, dizgin politikasını yeniden başlatmak için savaşa katılmaya yakındır. "Bu sadece bir zaman meselesi," diyor yayın kaynakları.
BAE: Finansal şok ve varlık dondurma
Birleşik Arap Emirlikleri, İran liderliğinin en önemli finansal kaynaklarını kesmeye başladı. Dubai'deki İran Hastanesi ve İran Kulübü gibi kurumlar, IIMK çıkarlarına hizmet ettikleri için kapatıldı.
- Milyarlarca dolar: BAE, İran'ın milyarlarca dolarlık varlıklarının dondurulması konusunda uyarıda bulundu, bu da Tahran'ı dünya ticaret sisteminden koparabilir.
Hormuz Boğazı: Tahran'ın "vergi" planı
İran, sadece boğazı kapatmakla kalmadı, aynı zamanda savaştan sonra oradan geçen her gemiden, tıpkı Süveyş Kanalı'ndaki gibi, "hak talep etme" niyetini de açıkladı. Bu, bölge ülkelerinin ekonomilerine doğrudan bir tehdit oluşturuyor.
Trump ile zorlu görüşmeler
Körfez liderleri, Donald Trump ile düzenli temas halinde ve onu İran'ın askeri potansiyelini tamamen ortadan kaldırmaya teşvik ediyor. Ancak Arap ülkeleri, ABD yönetiminin kararlarını yeterince etkileyemediklerinden memnun değil. Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan'daki enerji merkezlerine yapılan saldırılar, diplomatik koruma araçlarının geçersiz olduğunu gösterdi.
Değerli okuyucular, sizce Arap devletlerinin savaşa girmesi çatışmaya son veriyor mu yoksa durumu daha da kötüleştiriyor mu? İran'ın Hormuz Boğazı için "para toplama" planı gerçekleşecek mi?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!