Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim müzakerelere gölge düşürüyor

ABD ile İran arasında iki ayı aşkın süredir devam eden gerilimi durdurmaya yönelik müzakerelerde henüz somut bir ilerleme kaydedilmedi. Reuters'ın haberine göre, taraflar arasındaki diplomatik temaslar sürse de çatışmayı yumuşatmaya yönelik tekliflere net bir yanıt verilmedi.
Bu arada Katar'a ait bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin Hürmüz Boğazı'na doğru hareket etmesi bölgedeki durumu daha da ciddileştirdi. Bu bölge dünya enerjisi için stratejik öneme sahip olduğundan, buradaki her türlü askeri veya siyasi gerilim uluslararası piyasalardaki endişeleri artırıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'un Tahran'dan yeni tekliflere önümüzdeki saatlerde yanıt beklediğini açıkladı. Ancak aradan bir gün geçmesine rağmen İran tarafından resmi bir açıklama yapılmadı. Teklif, öncelikle çatışmanın resmen durdurulmasını, ardından nükleer program gibi en tartışmalı konularda müzakerelerin başlatılmasını öngörüyor.
Cumartesi günü Marco Rubio, Miami'de Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı'na göre görüşmede, Orta Doğu'da güvenlik ve istikrarın sağlanması, bölgedeki tehlikeli süreçlerin yumuşatılması ve diplomatik çözüm yolları ele alındı.
Aynı gün Katar'a ait LNG tankerinin Pakistan'a doğru yola çıktığı ve Hürmüz Boğazı'na girdiği öğrenildi. Kaynaklar, bu hareketin Katar ve Pakistan'ın arabuluculuk çabalarını desteklemek amacıyla İran tarafından onaylandığını belirtiyor. Bu durum, bölgedeki diplomatik kanalların henüz tamamen kapanmadığını gösteriyor.
Ancak son günlerde Hürmüz Boğazı çevresindeki durum yeniden gerildi. İran medyası, İran güçleri ile ABD gemileri arasında yerel çatışmalar yaşandığını bildirdi. ABD ordusu ise İran ile bağlantılı iki gemiyi durdurduğunu açıkladı. Yani bir tarafta müzakereler konuşulurken, diğer tarafta askeri çatışma riski hala devam ediyor.
İran, çatışmanın başından beri Hürmüz üzerinden İran'a ait olmayan gemilerin geçişini kısıtlıyor. Bu çok kritik bir nokta; çünkü savaş öncesinde dünya petrolünün yaklaşık beşte biri bu su yolundan taşınıyordu. Hürmüz Boğazı'ndaki her türlü kısıtlama petrol ve gaz piyasasını anında etkiliyor.
Donald Trump'ın önümüzdeki hafta Çin'e yapacağı ziyaret öncesinde, Washington üzerindeki çatışmayı bir an önce çözme baskısı artıyor. Enerji piyasalarındaki istikrarsızlık, tanker hareketliliği ve bölgedeki askeri risk, dünya ekonomisi için yeni endişeleri beraberinde getiriyor.
Aynı zamanda ABD, İran'a yönelik yaptırımlarını daha da genişletti. Yeni kısıtlamalar, İran'ın askeri insansız hava aracı programlarına destek veren bir dizi şirket ve şahsa yönelik getirildi. Bu karar, Washington'un Tahran üzerindeki baskıyı diplomatik müzakerelerle eş zamanlı olarak sürdürdüğünü gösteriyor.
Mevcut durumda temel soru şu: ABD ve İran diplomatik yollarla bir anlaşmaya varabilecek mi, yoksa Hürmüz çevresindeki gerilim daha da derinleşecek mi? Bölgedeki her hamle büyük sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle burada atılacak yanlış bir adım, sadece iki ülke için değil, tüm dünya enerji piyasası için ağır bir sinyal olabilir.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!