Suudi Arabistan'da arabasız, caddesiz ve atıksız bir şehir inşa edilecek

Orta Doğu'nun en güçlü krallığı olarak kabul edilen Suudi Arabistan, dünya mimarlık tarihini tamamen değiştirecek mucizevi projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. İnsan zihnini hayrete düşüren fütüristik megakent «The Line» (Çizgi) kapsamında, toplam uzunluğu yaklaşık 28 kilometre olan iki büyük demiryolu tünelinin inşası için yeni uluslararası sözleşmeler imzalandı. Bu proje, ülkenin dünyaca ünlü «NEOM» küresel kalkınma programı çerçevesinde hayata geçiriliyor.
Bu tarihi ve devasa inşaat sözleşmesinin imzalandığına dair Türkiye'nin prestijli Limak inşaat şirketinin yönetimi resmi bir açıklama yaptı.
Elde edilen bilgilere göre, inşa edilecek yeraltı tünelleri, Suudi Arabistan'ın kuzeybatısında yükselen, 170 kilometre uzunluğundaki gizemli cam şehrin ana lojistik merkezlerini birbirine sağlam bir şekilde bağlayacak. Bu yeraltı sistemi içinde hareket edecek özel hızlı trenler, saatte 180 kilometre hıza ulaşma kapasitesine sahip olacak.
Cam mucize: Arabasız ve atıksız yeşil şehir
«The Line» projesi, «NEOM» megaprogramının kalbi ve merkezi konumundadır. Proje tanımına göre bu eşsiz şehir, Akabe Körfezi kıyılarından başlayıp Hicaz dağ silsilesi üzerinden çölün içlerine doğru 170 kilometre boyunca uzanacak.
Geleceğin şehrinin teknik parametreleri şu şekilde planlanmıştır:
Şehrin toplam genişliği sadece 200 metredir;
İki yanını kaplayan muhteşem cam cephelerin yüksekliği ise tam 500 metreye (yani Eyfel Kulesi'nden bile daha yüksek) ulaşmaktadır.
İnsanın inanmakta güçlük çektiği bu devasa «şerit» içinde milyonlarca nüfus için konutlar, modern ofisler, eğlence ve hizmet merkezleri ile yeşil parklar yer alacak. En ilginç olanı ise, şehir içinde geleneksel karayollarının kesinlikle öngörülmemiş olmasıdır. Suudi hükümeti burayı dünyanın ilk «arabasız, caddesiz ve atıksız şehri» olarak ilan etti. Bu nedenle, halkın ulaşımı tamamen yeraltı tünellerindeki yüksek hızlı taşıma kapsülleri ve trenler aracılığıyla sağlanacak. Baş mühendislerin planına göre, insanlar şehrin bir ucundan diğerine sadece 20 dakika içinde ulaşabilmelidir. Ayrıca bu süper yapı, tamamen çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş, rüzgar ve hidrojen enerjisi ile çalışacaktır.
Dağ patlatma yöntemi ve benzersiz mühendislik çözümü
Devasa tünellerin kazılmasında sıradan modern sondaj makineleri yerine geleneksel patlatma yöntemi kullanılmaktadır. Deneyimli uzmanlara göre, Hicaz bölgesindeki aşırı sert ve kuru kayaçları aşmada patlatma yöntemi finansal açıdan çok daha ucuz ve verimlidir. Ayrıca bu yaklaşım, inşaat konsorsiyumuna aynı anda dört farklı noktadan çalışma başlatarak süreci hızlandırma imkanı tanımaktadır.
Gelecekteki yeraltı yollarının her birinin çapı tam 14 metredir. Bu, çift yönlü demiryolu hatlarını ve teknik bakım platformlarını rahatça yerleştirmek için yeterlidir. Ancak mühendislerin önünde çok zor bir görev var; sistemin havalandırma ve drenaj ağlarını mükemmel bir şekilde tasarlamak zorundalar. Çünkü dışarıda, yani kavurucu çöl bölgesinde yaz aylarında hava sıcaklığı 50 dereceye kadar çıkmaktadır.
İnşaat hızı: Uluslararası rekorlarla karşılaştırma
Uluslararası konsorsiyum, bu karmaşık yeraltı kazı çalışmalarını 72 ay (6 yıl) içinde tamamen bitirmeyi hedefliyor. İnşaat çalışmaları dört farklı noktada aynı anda yürütüldüğü için günlük ortalama inşaat hızının 5,8 metre olması bekleniyor.
Eğer bu hızı dünyadaki diğer büyük projelerle karşılaştırırsak, Suudi Arabistan'daki inşaatın çok hızlı ilerlediğine şahit oluruz:
Proje adı | Günlük ortalama inşaat hızı |
Brenner Tüneli (Avusturya — İtalya) | Yaklaşık 4 metre |
«The Line» Tüneli (Suudi Arabistan) | 5,8 metre |
Eurotunnel (Manş Denizi altı) | Yaklaşık 7 metre |
Geleceğin temeli atılan bu projenin, insanlığın yaşam tarzını kısa sürede kökten değiştireceğine şüphe yoktur.
Sizce Suudi Arabistan, çölün ortasında arabalardan ve atıklardan arınmış, tamamen yeşil enerjiyle çalışan böyle fütüristik bir megakenti başarıyla inşa edebilecek mi?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!