Hürmüz Boğazı anlaşması yakın: İran hangi şartı koşuyor?

Dünya enerji piyasası için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı çevresindeki müzakerelerde ciddi ilerleme kaydediliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat’ın gemi trafiği için yeni bir güzergâh konusunda anlaşmaya «çok yakın» olduğunu söyledi.
Ancak bu haber, boğazın tamamen açılacağı anlamına gelmiyor. İran, gemi seferlerinin normal şekilde yeniden başlaması için ABD’ye de ayrı şartlar koşuyor ve müzakerelerin en zorlu bölümünü tam olarak bu talepler oluşturabilir.
İran ve Umman ne üzerinde anlaşıyor?
Arakçi’nin açıklamasına göre İran, daha önce Hürmüz Boğazı’nda uygulanan gemi trafiğini ayırma sistemini artık kabul edilebilir bulmuyor.
Bu nedenle Tahran ve Maskat şimdilik kalıcı olmayan, geçici yeni bir deniz koridoru üzerinde çalışıyor. Kalıcı düzenleme ise teknik ve hukuki meseleler nedeniyle daha fazla zaman alabilir.
Reuters’ın haberine göre, görüşülen seçeneklerden biri İran’a Basra Körfezi’ne giriş yapan gemiler üzerinde belirli ölçüde kontrol verilmesini öngörüyor. Taraflar, gemilerin bir yönde İran karasularını, diğer yönde ise Umman sularını kullanabileceği düzenlemeleri görüştü.
Umman Dışişleri Bakanlığı müzakereleri «olumlu ve yapıcı» olarak nitelendirdi.
Ancak anlaşma boğazı otomatik olarak açmayacak
Arakçi bu noktayı özellikle vurguladı.
Ona göre Umman’la deniz güzergâhı konusunda anlaşmaya varmak yalnızca teknik bir aşama. Hürmüz üzerinden tam ve serbest geçişin yeniden sağlanması için Tahran’ın ABD’ye yönelttiği siyasi taleplerin de karşılanması gerekiyor.
İran tarafı, Washington’dan Tahran’ın ABD tarafından ihlal edildiğini düşündüğü önceki anlaşmalar için tazminat ödenmesini talep ediyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi temsilcileri, ABD tehditlerinin sona erdirilmesini, yaptırımların ve ablukanın kaldırılmasını, ayrıca dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını da talepler arasında saydı.
İran Devrim Muhafızları da Umman’la yapılacak anlaşmanın boğazın tamamen açılmasıyla eşdeğer tutulmaması gerektiğini bildirdi.
Onların tutumuna göre deniz trafiği ancak Washington Tahran’ın şartlarını kabul ettikten sonra tamamen yeniden başlatılabilir.
Washington ise farklı bir sinyal veriyor
ABD tarafı müzakereleri oldukça iyimser değerlendiriyor.
7 Ağustos’ta Reuters’a konuşan Amerikalı bir yetkili, İran ile Umman arasında ilerleme kaydedildiğini ve anlaşmanın «yakında» açıklanabileceğini söyledi.
Yetkiliye göre anlaşma ticari gemilerin engelsiz hareketini yeniden sağlarsa ABD, İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldırmaya hazır. Ancak Washington, kendi adımlarını Tahran’ın anlaşma şartlarını pratikte nasıl uygulayacağına bağlayacağını vurguluyor.
Böylece aynı müzakereye ilişkin iki farklı yorum ortaya çıkıyor:
— ABD bunu gemi trafiğinin yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşma olarak görüyor;
— İran ise Umman’la yapılan anlaşmayı yalnızca geçici bir deniz güzergâhı konusunda varılan mutabakat olarak değerlendiriyor.
Tam da bu farklılık, sonraki müzakerelerde çözülmesi gereken temel meselelerden biri.
Hürmüz Boğazı neden tüm dünya için önemli?
Hürmüz sıradan bir bölgesel deniz yolu değil. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlıyor ve dünya enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
ABD Enerji Bilgi İdaresi’nin verilerine göre 2025’in ilk yarısında boğazdan günde ortalama 20,9 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşındı. Bu miktar, aynı dönemdeki küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine eşitti. Ayrıca küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20’sinden fazlası da bu güzergâhtan geçti.
2026’nın ilk çeyreğinde ise Hürmüz üzerinden geçen petrol akışı 14,6 milyon varile geriledi. Bu durum, bölgedeki gerilimin ve gemi trafiğine yönelik kısıtlamaların küresel tedarik zincirini ne kadar hızlı etkileyebileceğini gösteriyor.
Bu nedenle boğazla ilgili her haber petrol fiyatlarını, sigorta maliyetlerini, deniz taşımacılığını ve nihayetinde farklı ülkelerdeki enflasyonu etkileyebilir.
Artık belirleyici nokta ABD ile İran arasında
İran ve Umman teknik bir anlaşmaya çok yakın olabilir. Ancak temel siyasi engel henüz ortadan kalkmış değil.
Bir tarafta Tahran tazminat, yaptırımlar ve güvenlik garantileri talep ediyor. Diğer tarafta Washington, gemilerin engelsiz hareketinin yeniden sağlanmasına öncelik veriyor.
Bu nedenle önümüzdeki günlerde açıklanabilecek İran–Umman anlaşması önemli bir dönüm noktası olacak, ancak Hürmüz krizinin sonu anlamına gelmeyecek.
Artık en büyük soru şu: Geçici deniz koridoru büyük bir barış anlaşmasına köprü mü olacak, yoksa siyasi şartlar nedeniyle Hürmüz yine kapalı mı kalacak?
Görüşünüzü yorumlarda paylaşın ve makaleyi Telegram veya diğer sosyal medya platformları üzerinden tanıdıklarınızla paylaşın.






















Yorumlar 0
…