“Atom bombası bizim için oyuncak”: İran nükleer silahı 48 saatte üretebilirmiş...

İran'ın tanınmış devlet adamı ve siyasetçisi Muhammed Cevad Laricani, ülkenin nükleer potansiyeline ilişkin yaptığı yeni ve sansasyonel açıklamayla uluslararası toplumun dikkatini çekti. Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in eski danışmanı olan Laricani, İran'ın nükleer sanayi konusunda bölgesel ve küresel rakipleri olan Pakistan, Hindistan ve İsrail'den çok daha ileride olduğunu iddia etti.
Laricani, atom bombası tasarlamanın ve üretmenin bugün Tahran için hiçbir teknik veya bilimsel zorluk teşkil etmeyen basit bir sürece dönüştüğünü vurguladı.
«1-2 hafta veya 48 saat yeterli»: Teknik kapasite ne düzeyde?
Cevad Laricani, İran'ın bilimsel altyapısının halihazırda tam bir savaş kapasitesine ulaştığını açıkladı:
Kısa süreli sıçrama: Siyasetçiye göre, siyasi bir karar alınması durumunda İran sadece 1-2 hafta, hatta 24-48 saat içinde tam teşekküllü bir atom silahını hazır hale getirme gücüne sahip.
Sanayide üstünlük: Laricani, İran'ın nükleer teknolojiler, zenginleştirme kapasiteleri ve bilimsel personel potansiyeli açısından resmen nükleer devlet statüsüne sahip komşularından ve İsrail'den daha gelişmiş bir sisteme sahip olduğunu iddia ediyor.
«Sadece istemiyoruz»: Tahran'ın yeni doktrini
Laricani bu açıklamasıyla İran'ın dış politikasında yeni ve tehlikeli bir teoriyi öne sürüyor:
Bilinçli vazgeçme felsefesi: Buna göre, ülke nükleer silaha bir adım kalmış bir seviyeye ulaşmış olsa da, Dini Lider'in onu silah olarak resmileştirmemeye dair dini bir fetvası bulunuyor. Yani bombanın yokluğu imkansızlıktan değil, Tahran'ın bilinçli olarak onu «sadece istememesinden» kaynaklanıyor.
Uluslararası kısıtlamalara eleştiri: Siyasetçi, 2015 tarihli «Nükleer Anlaşmayı» (KOEP) sert bir dille eleştirerek, İran'ın resmen dünya «nükleer kulübü» üyesi olarak tanınması gerektiğini, aksi takdirde Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'ndaki (NPT) katılımını askıya almanın uygun olacağını belirtti.
Baskı ve caydırıcılık aracı
Uluslararası askeri-siyasi analistlere göre, Laricani gibi üst düzey siyasetçiler tarafından yapılan bu tür radikal açıklamalar birkaç jeopolitik amaca hizmet ediyor:
İsrail ve Batı'ya uyarı: Orta Doğu'daki keskin askeri gerilimler fonunda Tahran, bu tür çıkışlarla rakiplerine karşı nükleer caydırıcılık politikasını uyguluyor.
Diplomatik müzakerelerde el üstünlüğü: Batı yaptırımlarını hafifletmek ve gelecekteki siyasi pazarlıklarda üstünlük sağlamak için atom bombası üretme süresinin kısalması, sürekli bir psikolojik baskı aracı olarak kullanılıyor.
İran tarafının atom bombası üretme konusundaki teknik sınırları aştığına dair iddiaları, Orta Doğu güvenlik sistemini kökten yeniden gözden geçirmeye zorlayan ciddi bir faktöre dönüşüyor.





















Yorumlar 0
…