"Manchester City" "Arsenal"ı kovuyor: "köpekbalığı" ruh hali geri döndü mü?

İngiliz Premier Ligi belirleyici döneme girdiğinde şampiyonluk yarışı yeniden harekete geçti. Yarışmada bir süreliğine liderliği kimsenin eline vermediği "kanonörler"e şimdi "şehirliler"in yetişmek için gerçek bir fırsat bulduğu hissediliyor.
Önceki sezonlarda da Mikel Arteta'nın öğrencileri şampiyonluk boyunca zirvede kaldılar ve sonunda harika bir finallere ulaşan Liverpool veya City'ye ödülü kaybettiler. Bu yüzden büyük baskı var: Şampiyonluk bu sefer de gelmezse, kulüp yönetiminin Arteta hakkında ciddi kararlar görüşme olasılığı olduğu söyleniyor.
Uzmanlar ise tek bir şeyi özellikle vurguluyor: City, rakibe psikolojik baskıyı artırıyor. Özellikle, 27. turda, "şehirliler" en zor rakiplerinden biri olan Newcastle United'ı zorlu bir maçta yenerek hedeflerini bir kez daha gösterdi. Saygın bir kaynak olan CityXtra.co.uk uzmanları, bu tartışmadan yola çıkarak taraftarlar için 5 önemli sonucu vurguladı.
1. "Balıklar" tekrar kan kokusu hissetti
City, son yıllarda şampiyonluk yarışında tıpkı bir köpekbalığı takımı gibi davranıyor: lider rakibi sürekli takip ediyor, ardından bitiş noktasında anında geçiyor ve ödülü kazanıyor. Buna benzer senaryolar daha önce de çoktu, bu yüzden şimdi hayranlarda doğal olarak "bir daha böyle olmasın" hissi var.
Örneğin, iki hafta önce Anfield'da Dominik Soboslai'nin serbest vuruştan attığı golden sonra City'nin yarıştaki keyfi düşmüş gibi görünüyordu. Ancak takım o maçta kendini kaybetmedi ve şampiyonluğa en yakın yaklaşım "rejimine" geri döndü. Newcastle karşısında da tehlikeli durumlar yaratıldı, ancak City pozisyonunu sağlam bir şekilde korudu - bu da baskı devam edecek anlamına geliyor.
2. Nico O'Reilly - Gerçek Savaşçı
Takıma ruh, ivme ve "ek benzin" gerektiğinde, O'Reilly her zaman en iyi özelliklerini ortaya koyuyor. Yaşına rağmen büyük sahnede kendini kaybetmemesi - özel bir saygıya layık.
Newcastle'a karşı oynanan maçta, skoru açmaya yardımcı olan hücum kapanışında mükemmel bir teknik sergiledi - hatta bu hareketler gol makinesinin tekniğini hatırlattı. Bir sonraki gol, maçın yönünü City lehine çevirdi. En çok beğendiğim şey: savunmada da, orta sahada da, öne doğru da çalışıyor - akademi gençleri için canlı bir "örnek," yolun açık olduğunu gösteriyor.
3. Abdukodir Husanov ve Mark Gexi - koruyucu duvar
Birkaç yıl önce City'nin oyunun çoğunu savunmada geçireceğine inanmak zordu. Ancak 2026'nın manzarası farklı: Guardiola'nın takımı daha "savaşçı" ve uygulamalı futbola geçiyor gibi görünüyor.
Husanov ve Gexi gibi oyuncularla merkezi savunmada bir avantaj ortaya çıktı ve kale, Gianluigi Donnarumma'nın gelişiyle daha güçlü görünüyor. Newcastle'ın yoğun baskılarına rağmen, bu üçlü, bölümleri "silerek" takımın galibiyetini korumada büyük rol oynadı. Bu sezon City'nin yeni güçlü silahı düzenli savunma olmaya devam ediyor.
4. Erling Haaland'ın çalışkanlığı fark edildi
Haaland'ın gol aletlerinden biri olduğunu herkes biliyor. Ancak, topsuz hareketleri, baskıdaki çalışması ve takım için "kara işi" genellikle gölgede kalır.
Newcastle'a karşı oynanan maçta, tam da bu yönleriyle çok gerekli oldu: enerji, sürekli hareket ve doğru kararlar - takımın üç puanında büyük bir pay. O'Reilly'ye atılan net pas da bunun kanıtı: sadece gol atmak değil, sonuç için oynamayı da biliyor. Şampiyonluğun Mayıs ayında hangi yöne döneceğini söyleyemeyiz, ancak Holand'ın formu "anahtar" bir faktör olmaya devam edecek.
5. Evde hava senin tarafındadır
City'nin Etihad'da Newcastle'a karşı iç saha serisi oldukça güçlüydü: son 21 iç saha maçında yenilgisiz, 16'sında galibiyet. Bu rekor bir maç daha uzatıldı.
Ancak bu sefer "şehirliler" için her zamanki gibi kolay olmadı - galibiyet için gerçekten çok çalışmak zorunda kaldılar. Yine de, ev sahasındaki güven ve taraftarların gücü takımı "sonuna kadar tuttu."
Sonuç şu: Yarış yeni başlıyor, sinirleri ve ilgisi artıyor. Arsenal için bu bir dayanıklılık ve istikrar sınavı, City için ise sonunda "gazı bastırmak." Hayranlara söyleyecek tek bir şey var: Popcorn'u hazırlayın, çünkü Premier Lig'in sonu genellikle diziden daha iyi çıkıyor.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!