İsrailli bakanın videosu uluslararası çapta büyük bir krize yol açtı

Orta Doğu'daki siyasi gerilimin arttığı bir dönemde, İsrail hükümetinin bir üyesinin eylemleri nedeniyle Tel Aviv ile Batılı en yakın müttefikleri arasında büyük bir diplomatik kriz patlak verdi. Bu yılın 20 Mayıs günü bir dizi Avrupa ve Batılı ülke, bu nahoş durum nedeniyle İsrail büyükelçilerini acilen Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Özellikle İtalya, Fransa, Kanada, Hollanda, Belçika ve Portekiz İsrail büyükelçilerine resmi protestolarını iletirken, İspanya hükümeti Madrid'de İsrail büyükelçisi bulunmaması nedeniyle ülkenin geçici maslahatgüzarını dışişleri bakanlığına çağırarak açıklama talep etti.
Sosyal medyayı sarsan aşağılayıcı video
Dünya genelinde sert tepkilere yol açan bu krize, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in X (eski adıyla Twitter) hesabından paylaştığı video neden oldu. Görüntülerde, İsrail deniz kuvvetleri tarafından denizde durdurulan “Sumud” filosuüyesi insan hakları aktivistlerinin Aşdod limanındaki içler acısı hali yansıyor.
Gözaltına alınan aktivistler yerde diz çökmüş, elleri arkadan kelepçeli ve başları öne eğik şekilde görülüyor. Daha da kötüsü, bakan bu çaresiz insanların arasında İsrail bayrağıyla gururla yürüyerek İbranice: “İsrail'e hoş geldiniz, burada patron biziz!” diye bağırdı. Ayrıca Ben-Gvir, paylaşımının altında bu barış aktivistlerini açıkça “terörizm destekçileri” olarak nitelendirdi.
İtiraz yağmuru: AB ve Avrupalı bakanlar kararlı bir duruş sergiliyor
Uluslararası aktivistlere yönelik bu kaba muamele, Avrupa Birliği ve birçok ülke lideri tarafından sert bir dille kınandı.
Polonya: Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, X platformunda gözaltına alınanlar arasında Polonya vatandaşlarının da olabileceğini belirterek durumu sert bir şekilde eleştirdi: “Hiçbir suç işlememiş Polonya vatandaşlarına bu şekilde davranmaya asla hakları yok. Demokratik dünyada esirlere veya gözaltındakilere bu tarz bir aşağılama kesinlikle kabul edilemez”.
Avrupa Birliği: AB dış politika sözcüsü Anuar El-Anuni, bu durumu “insanlık dışı ve tamamen kabul edilemez bir gerçeklik” olarak nitelendirdi ve her gözaltına alınan kişinin onurunun ve uluslararası hukuk normlarının korunması gerektiğini hatırlattı.
Kaja Kallas: AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi de bu eylemleri “aşağılayıcı” olarak değerlendirerek, Ben-Gvir'in tutumunun demokratik bir devletin üst düzey yetkilisine hiç yakışmadığını ifade etti.
Almanya: Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bakanın şovunun Berlin ve Tel Aviv'in birlikte savunduğu evrensel değerlere aykırı olduğunu vurguladı.
ABD: ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, filo katılımcılarının eylemini “aptalca bir hareket” olarak nitelendirse de, Bakan Ben-Gvir'in bu davranışıyla aslında kendi milletinin itibarını ve onurunu zedelediğini üzülerek belirtti.
İsrail yönetimi içindeki iç çatışma
Bu utanç verici video sadece yurt dışında değil, İsrail hükümetinin kendi içinde de ciddi tartışmalara yol açtı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, meslektaşı Ben-Gvir'i dünya kamuoyu önünde “devlet çıkarlarına büyük zarar veren utanç verici bir şov” düzenlemekle suçladı.
Ülke Başbakanı Binyamin Netanyahu ise duruma ilişkin yaptığı açıklamada, İsrail devletinin Gazze Şeridi'ne giden her türlü “provokatif (kışkırtıcı) filoyu” durdurma konusunda yasal hakka sahip olduğunu savundu. Ancak bakanın esirlere yönelik kaba muamelesinin “İsrail devletinin gerçek değerleriyle örtüşmediğini” de kabul etti.
“Sumud” filosu nedir?
İnsani yardım ve protesto amacı güden “Sumud” filosu, bu yılın 14 Mayıs günü Türkiye'nin Marmaris limanından denize açılmıştı. Dört gün sonra, 18 Mayıs günü İsrail deniz kuvvetleri bu gemileri Gazze kıyılarından yaklaşık 250 deniz mili uzaklıktaki uluslararası sularda güç kullanarak durdurdu.
Organizasyonun resmi verilerine göre, gemilerde dünyanın 40'tan fazla ülkesinden gelen 428 barış aktivisti ve gönüllü bulunuyordu ve hepsi gözaltına alındı. İsrail yönetimi ise bu tür deniz seferlerini Gazze Şeridi çevresindeki askeri ablukayı kırma girişimi ve Hamas hareketine doğrudan destek olarak değerlendiriyor.
Sizce, İsrailli bakanın uluslararası aktivistlere yönelik bu davranışı, İsrail'in dünya sahnesindeki diplomatik konumuna ne kadar ağır bir darbe vuracak?
“Zamin”i Telegram'da okuyun!