ABD Başkanı, İran'daki rejim değişikliğini en iyi olay olarak nitelendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da dinî bir rejim değişikliği olasılığını "olabilecek en iyi şey" olarak nitelendirerek, Tahran'da rejim değişikliği fikrine olumlu yaklaşımını açıkça dile getirdi. Trump'ın bu açıklamaları Fort Bragg'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken yaptığı bildirildi.
Trump'a göre, "47 yıl" sadece laftan ibaretti ve bu süre zarfında "birçok insan kaybedildi". İran'ın liderliğini kimin devralması gerektiği konusunda isim vermedi, ancak bu görevi üstlenebilecek "kişiler" olduğunu belirtti.
Bu arada, Washington'ın Tahran üzerindeki baskıyı artırmak için Ortadoğu'ya ikinci bir uçak gemisi gönderdiği bildiriliyor. ABD'nin en modern savaş gemilerinden biri olan USS Gerald R. Ford'un "çok yakında" bölgeye geleceği söyleniyor.
Beyaz Saray'ın pozisyonundaki ana nokta nükleer anlaşma. ABD'nin İran'dan uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını talep ettiği belirtiliyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, herhangi bir anlaşmanın sadece zenginleştirmeyi durdurmakla sınırlı kalmaması, aynı zamanda nükleer altyapıyı "yok edecek" kadar da sıkı olması gerektiğini vurguladı; Tahran'ın balistik füze programı ve Hamas ve Hizbullah gibi gruplara verilen desteğin azaltılması da gündemde.
Öte yandan İran, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programını sınırlamaya hazır olduğunu ifade etti, ancak "aşırı taleplere" boyun eğmemeye karşı uyardı.
Kısacası, durum iki yönlü bir baskıya benziyor: bir yandan "anlaşma olmazsa, askeri seçenek de var" sinyali, diğer yandan da "müzakerelere devam etme" çağrısı.
En ilginç yanı, bu oyunda her açıklamanın hem diplomasiye hem de güç gösterisine hizmet etmesidir. Siyasette durum şöyledir: Tek bir kelimeyle hem masaya davet edebilir hem de masayı devirmeye hazır olduğunuzu gösterebilirsiniz.
“Zamin”i Telegram'da okuyun!